
Danıştay 13. Daire Kararları Çerçevesinde
T: 24.09.2018 – E: 2018/2688 – K: 2018/2581
T: 08.11.2022 – E: 2022/676 – K: 2022/4023
Giriş
Kamu alımlarında istisna uygulamaları, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun temel düzenleme alanlarından biri olup, özellikle üretim süreçlerine entegre bazı mal ve hizmet alımlarında sıkça gündeme gelmektedir. Danıştay 13. Daire’nin 2018 ve 2022 tarihli kararlarında, üretim süreciyle doğrudan ilişkili mal ve hizmetlerin istisna kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışılmış; örnekleme yöntemiyle sayımın hukuki sınırları açıklığa kavuşturulmuştur.
Kararın Bağlamı ve Olayın Özeti
Karara konu olayda, bazı kamu idareleri tarafından doğrudan üretim faaliyetleriyle bağlantılı olduğu öne sürülen mal ve hizmet alımlarının, 4734 sayılı Kanun’un 3/g bendindeki istisna kapsamında değerlendirilmesi talebiyle Kamu İhale Kurumu’na başvuru yapılmıştır.
Başvurularda, söz konusu alımların daha önceki Kurul kararlarında örneklenen alım türleriyle benzerlik taşıdığı iddia edilmiş, bu nedenle istisna kapsamında değerlendirilmesi gerektiği savunulmuştur. Kurul tarafından verilen karara karşı açılan davalarda, bu tür örnekleme yoluyla kapsam belirlemenin hukuka uygun olup olmadığı incelenmiştir.
Danıştay’ın Değerlendirmesi
Danıştay 13. Daire, kararlarında şu temel ilkelere yer vermiştir:
Kararın Uygulamadaki Etkileri
Bu karar, hem başvuru yapan idareler hem de Kurum uygulamaları açısından şu etkileri doğurmaktadır:
Sonuç
Danıştay 13. Daire’nin 24.09.2018 ve 08.11.2022 tarihli kararları, 4734 sayılı Kanun’un 3/g bendi kapsamında istisna uygulamasının sınırlarını çizen ve örnekleme yönteminin hukuki meşruiyetini teyit eden önemli içtihatlardır. Bu kararlarla birlikte, istisna taleplerinin üretim süreciyle doğrudan bağlantısı net biçimde ortaya konmadıkça kabul görmeyeceği ve her alımın kendi özellikleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği açık biçimde ortaya konmuştur.