Vizyonder Logo
Vizyonder Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri - Tel:0242 338 2016
MENÜ

Mevzuat Bilgi Bankası

Kategori: Sayıştay Kararları

Avukatlık Vekalet Ücreti Hakkında Sayıştay Kararı

Avukatlık Vekalet Ücreti

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; 

Belediye lehine karara bağlanan ve tahsil edilen vekalet ücreti, daha o yıl içinde hiçbir dava kazanılmadan 17.01.2017 tarihinde güncel memur aylık katsayısı ile hesaplanarak mevzuatta belirlenen üst sınırdan ödenmesine karşın, aylık memur katsayısında gerçekleşen artış gerekçe gösterilerek 20.07.2017 tarihinde 2017 yılının ikinci altı ayı için de katsayı farkı ödendiği görülmüştür.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Avukat ücretlerinin dağıtımı” başlıklı 82’inci maddesinde; Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanacağı belirtilmiştir.

02.11.2011 tarihli ve 28103 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin “Yürürlükten kaldırılan ve uygulanmayacak hükümler ile atıflar” başlıklı 18’nci maddesinin birinci fıkrasında da 2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun’un yürürlükten kaldırıldığı, diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanun’a yapılan atıfların bu Kanun Hükmünde Kararname’ye yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır.

Anılan mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 82’nci maddesi kapsamında avukatlık vekâlet ücretlerinin dağıtımı, 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname hükümleri çerçevesinde yapılması gerekmektedir.

659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 14’üncü maddesinde,

“(1) Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.

(2) İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir.

a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı (…) eşit olarak ödenir.

b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge (…) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez.

…”

Yine söz konusu Kanun Hükmünde Kararname’nin 16’ncı maddesindeki yetkiye dayanılarak çıkarılan ve 08.07.2012 tarihli ve 28347 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde;

“(1) Emanet hesabında toplanan vekalet ücretleri, vekalet ücretinden yararlanacak kişilere yıllık tutarı; (10.000) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın oniki katını geçmemek üzere, aşağıdaki şekilde dağıtılır: 

a) Dava veya icra dosyasını takip eden hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, vekalet ücreti dağıtımının yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı eşit olarak ödenir. 

b) Davanın takibi ve sonuçlandırılmasında birbiri ardına veya birlikte hizmeti geçenlere (a) bendine göre ayrılan hisseler bu kişilerin hizmet ve karara tesir derecesine göre hukuk birim amiri tarafından paylaştırılır. 

c) Dağıtımı yapılmayan %5’lik kısım muhasebe birimince Hazineye gelir kaydedilir.”

hükümlerine yer verilmiştir.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan ve 2016-2017 yıllarını kapsayan Toplu Sözleşmenin "Avukatlık Vekâlet Ücreti" başlıklı 22’nci maddesiyle de 2016 ve 2017 yılları için 659 sayılı KHK’nın 14’üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen 10.000 gösterge rakamının 15.000 olarak uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Görüldüğü üzere vekalet ücretinin dayanağını oluşturan yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri arasında memur maaş katsayısı değişikliğinden kaynaklanan fark ödemesine cevaz veren bir hüküm bulunmamaktadır.

Her ne kadar sorumluların savunmalarında, kurumda görev yapan avukatlara yapılan Temmuz 2017 fark ödemesinin güncellenen memur maaş katsayısı nedeniyle oluşan altı aylık fark olduğu, vekalet ücretlerinin yılın hangi zamanında ödeneceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle kurumdaki avukatlara yılın Temmuz ayından sonra ödeme yapılmış olsaydı ödeme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Temmuz 2017 maaş katsayısı kullanılacak ve dolayısıyla herhangi bir fazla ödeme yapılmamış olunacağı, aslında yapılanın tam da bu olduğu, yani Ocak 2017’de yapılan vekalet ücreti ödemesine ilişkin Temmuz 2017’deki maaş katsayısı değiştiğinden oluşan altı aylık fark ödemesi yapıldığı, savunmaları ekinde bulunan Sayıştay kararında da bahsedildiği üzere vekalet ücretinin yılda iki defa yayımlanan memur maaş katsayısı nedeniyle değiştiği, diğer bir ifadeyle güncellendiği, yapılan ödemenin de bu güncellemeden kaynaklanan fark olduğu belirtilmekte ise de; 

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere ödenecek vekâlet ücreti idareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan kısımdan ödenmelidir. Dolayısı ile personelin vekalet ücreti alabilmesi için önce o yıl için hukuk biriminde 6 ay çalışmış olması ve kazanılmış olan davaların bulunması gerekir. Ancak o yıl kazanılan bizzat takip edilen davalardan alınması gereken vekalet ücreti yeterli değilse, yıl sonunda kazanılan diğer davalardan elde edilen vekalet ücretinin dağıtılmayan kısımlarından veya önceki 3 yıl içinde dağıtılmayan kısımlarından vekalet ücreti ödenebilir.

Oysa personele 17.01.2017 tarihinde yapılan ödemede alınacak vekalet ücreti 2014, 2015 ve 2016 yılına ait dağıtılmayan vekalet ücretlerinden daha dava kazanılmadan peşin olarak ödenmiştir. Halbuki ödemenin en erken 01.07.2017 tarihinde yapılması ve ödemenin yapıldığı tarihteki katsayı rakamlarının baz alınması gerekirdi. İlgili personel ise; 2017 yılında avukatlık vekalet ücretini avans gibi çalışmadan almıştır. Hak edilmeden alınan vekalet ücretleri Ocak 2017 tarihinde bankada durmuş olsa idi katsayı artışından daha fazla faiz getirisi olacaktı. Söz konusu personele en az 6 ay önceden hem vekalet ücretinin bir yıllık olarak peşin ödenmesi hem de Temmuz ayında gelen artışın ödenmesi personele fazladan bir ödeme yapılmasına neden olmuştur. 

Yönetmeliğin 5 inci ve 6’ncı maddelerinde, vekalet ücreti ödenen ve limitini dolduramayan hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara, mali yılı takip eden Ocak ayı sonuna kadar tahakkuka bağlanmak suretiyle limit doldurmayan kısım için ödemeden bahsedilmektedir. Yani limit doldurulmadı ise 2017 yılı için 2018 Ocak ayında doldurulmayan limit için dağıtılmayan vekalet ücreti varsa ödeme yapılmasından bahsedilmektedir.

Belediyede görev yapan avukatlara da 2017 yılına ilişkin vekalet ücreti ödemeleri, ödemenin yapıldığı tarihin içinde bulunduğu yılın ilk yarısında geçerli olan katsayı ile 15.000 gösterge rakamı çarpımının 12 katı üzerinden yapılmış olup, mevzuata uygun olarak hesaplanan ve ödemesi yapılan vekalet ücreti ödemleri için ayrıca Temmuz ayı aylık katsayısında oluşan artış gerekçe gösterilerek fark ödemesi yapılması mümkün değildir.

Ödeme tarihi Ocak ayı olduğu için ödemenin yapılması sırasında geçerli olan katsayı üzerinden hesaplanarak vekalet ücretleri ödenmiştir. Sorumlular tarafından gönderilen savunmalarda da Temmuz ayına ilişkin katsayı değişikliğinin vekalet ücreti ödemelerinde tekrar fark hesaplanarak ödenmesine gerekçe oluşturabilecek bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır. 

Savunmalarda zikredilen Sayıştay kararı ise sorgu konusu yapılan hususla ilgili olmayıp, 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin Parasal Sınırlar başlıklı 15’inci maddesinde düzenlenen yeniden değerleme hususu ile alakalıdır. Söz konusu maddede, “Bu Kanun Hükmünde Kararnamede yer alan parasal sınırlar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Bakanlar Kurulunca daha yüksek tutarlar belirlenmedikçe, o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Uygulanacak tutarlar her yıl Ocak ayı içerisinde Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanır” denilmektedir. Anlaşılacağı üzere bu husus gösterge rakamına (10.000 gösterge rakamı) yeniden değerleme katsayısının uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir. 

Kaldı ki Sorumluların savunmalarının ekinde yer alan Sayıştay 5’nci Dairesinin 04.02.2014 tarihli ve 2014/163 sayılı İlamının temyizi sonucu, Sayıştay Temyiz Kurulunun 12.04.2016 tarihli ve 41788 sayılı kararı ile “04.02.2014 tarih ve 163 sayılı İlamın 5(A) maddesiyle verilmiş olan ‘kamu zararının bulunmadığı ve yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğu’ yönündeki kararın bozularak, yargı raporunda kamu zararı olarak tespit edilen …… TL’nin sorumlular adına tazmini yönünde hüküm kurulmasını teminen; dosyanın Dairesine Gönderilmesine,” şeklinde karar verilerek yapılan ödemenin mevzuata uygun olmadığı yönünde hüküm tesis edilmiştir.

Diğer taraftan 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 14’üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre; vekalet ücreti, hukuk biriminde fiilen görev yapan hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakkemat müdürü ve avukatlara ödenmesi mümkünken, vekalet ücreti ödenen personelden…’in sayılan bu görevlilerden olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle adı geçen görevlilere yapılan ödeme bu açıdan da mevzuata aykırı olup kamu zararıdır. Ancak bu kamu zararı tutarı olan toplam …-TL, …tarihli ve …Seri No.lu Alındı Makbuzları ile tahsil edilmiştir.

Bu itibarla, henüz belediye lehine karara bağlanan ve tahsil edilen vekalet ücreti o yıl içinde bulunmadığı halde, 17.01.2017 tarihinde güncel memur aylık katsayısı ile hesaplanarak mevzuatta belirlenen üst sınırdan 2014, 2015 ve 2016 yıllarında dağıtılmayan vakelet ücretlerinden vekalet ücreti ödenmesine karşın, memur aylık katsayısında gerçekleşen artış gerekçe gösterilerek 20.07.2017 tarihinde 2017 yılının ikinci altı ayı için mevzuata aykırı olarak katsayı farkı ödenmesi sonucunda neden olunan kamu zararı tutarı …-TL’nin,

…-TL’si (vekalet ücreti ödenmesi mümkün olmayan personele ödenen tutar) tarih ve numaraları yukarıda belirtilen Alındı Makbuzları ile tahsil edildiğinden, tahsil edilen bu tutar kamu zararı için ilişilecek husus kalmadığına oy birliğiyle,

Geriye kalan …-TL’sinin ise Harcama Yetkilisi (Müdür) … ve Gerçekleştirme Görevlisi …'a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödettirilmesine oy çokluğuyla,

Anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

Karşı Oy

Üye…’in karşı oy gerekçesi;

659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 14’üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre; vekalet ücreti, hukuk biriminde fiilen görev yapan hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakkemat müdürü ve avukatlara ödenmesi mümkünken, sayılan bu görevlilerden olmayan … yapılan vekalet ücreti ödemesinin mevzuata aykırı olup kamu zararı olduğu, ancak tahsil edildiğinden bu kamu zararı için ilişilecek husus kalmadığına yönündeki çoğunluk görüşüne katılmakla birlikte;

659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 14’üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde, “Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge (…) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez.” denilmektedir. 

Görüldüğü üzere anılan hükümde, “Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; … (10.000) gösterge (…) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez.” denilerek bir yıl içinde ödenebilecek vekalet ücreti için üst limit getirilmiş ve bu üst limitin hesabında da memur aylık katsayısının kullanılması öngörülmüştür. Memur aylıkların hesabında da yılın ilk altı ayı ve ikinci altı ayında geçerli olmak üzere iki ayrı katsayı tespit edildiğine göre, ödenebilecek yıllık vekalet ücretinin üst sınırı bu iki katsayının geçerli olduğu dönem dikkate alınarak hesaplanmalıdır. Çünkü ilgili mevzuatta, “ilk katsayı”, “son katsayı” veya “ödeme tarihindeki katsayı” gibi ifadeler kullanılmamıştır. Bu nedenle de yıl içindeki her iki katsayının geçerli olduğu dönem dikkate alınarak ödenecek yıllık vekalet ücreti üst sınırı belirlenmeli ve yapılacak ödeme bu üst sınır tutarını geçmemelidir. Sayıştay Temyiz Kurulunun 18.01.2017 tarihli ve 42609 tutanak sayılı kararında da vekalet ücreti üst limiti hesaplamasının belirtilen şekilde yapılması gerektiği açıklanmıştır. Somut olayda da vekalet ücreti üst limiti ve ödemesi bu şekilde hesaplanmıştır. 

Her ne kadar çoğunluk görüşünde 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 14’üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ile Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan; “a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı (…) eşit olarak ödenir.” şeklindeki hükümden hareketle, ilgili personele vekalet ücreti ödenebilmesi için; önce o yıl içinde hukuk biriminde 6 ay çalışması ve kazandığı davaların bulunmasının şart olduğu, şayet o yıl kazandığı davalardan alması gereken vekalet ücreti yeterli değilse, ancak yıl sonunda bizzat takip etmediği davalardan elde edilen veya önceki 3 yıl içinde elde edilip dağıtılmayan vekalet ücretinden ödeme yapılabileceği açıklanarak somut olayda bu şartların sağlanmadığı ileri sürülmekte ise de, 

659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 14’üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ile Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan hükümlerde, idareler lehine hükmedilen vekalet ücretinin %55’nin bizzat davayı takip edenlere, %40’nın ise dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olanlara ödeneceği belirtilmiş olup, bizzat takip edilen davalarda elde edilen vekalet ücretinin ödenmesinde dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olma şartı bulunmamaktadır. Bizzat takip edilmeyen davalarda elde edilen vekalet ücretinin dağıtımında, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olma şartı varsa da; bu şartın ilk defa göreve başlayan kimseleri kapsadığı değerlendirilmektedir. Dosya kapsamında da vekalet ücreti ödenen kişilerin öteden beri hukuk biriminde çalışan kimseler olduğu anlaşılmaktadır.

Kaldı ki ödenen vekalet ücretinin bizzat takip edilen davalarda elde edilen vekalet ücreti mi, yoksa bizzat takip edilmeyen davalarda elde edilen vekalet ücreti mi olduğu da belli değildir.

Açıklanan gerekçeyle, hukuk biriminde fiilen görev yapan hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakkemat müdürü ve avukatlara 17.01.2017 tarihinde Ocak ayında geçerli olan memur aylık katsayısı esas alınarak hesaplanan üst limitten ödeme yapıldıktan sonra memur aylık katsayısında yılın ikinci altı ayında oluşan artış dikkate alınarak bu ikinci altı ayı için katsayı artışı farkı ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Eklenme Tarihi: 30-03-2019

Sayıştay Kararları

Bu Sayfayı Paylaş
Hoşgeldiniz. Yardıma ihtiyacınız olursa buraya tıklayarak Whatsapp üzerinden bilgi alabilirsiniz.