Kamu ihale sözleşmelerinde edimlerin kapsamı, miktarı, bedeli ve süresi ihale dokümanı ile sözleşmede önceden belirlenir. Bununla birlikte, sözleşmenin uygulanması sırasında başlangıçta öngörülemeyen durumlarla karşılaşılması veya sözleşme konusu işin fiilî miktarlarının tahmin edilenden farklı gerçekleşmesi mümkündür. Bu durumlar, belirli şartlar altında iş artışı ya da iş eksilişi uygulanmasını gündeme getirir.
İş artışı ve iş eksilişi, idarenin sözleşme kapsamını dilediği şekilde değiştirebileceği anlamına gelmez. Uygulamanın hukuki dayanağını esas olarak 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu oluşturur. Kanunda öngörülen oranlar ve şartlar, sözleşme taraflarının iradesiyle genişletilemez. Bu nedenle 4735 iş artışı uygulamasında ihtiyaç gerekçesi, sözleşme türü, parasal sınır, teknik zorunluluk ve onay süreci birlikte değerlendirilmelidir.
İş artışı, sözleşmenin yürütülmesi sırasında ortaya çıkan zorunlu ilave imalat, mal veya hizmet miktarının, kanuni sınırlar içinde aynı yüklenici tarafından gerçekleştirilmesidir. Ancak her ilave ihtiyaç sözleşmede iş artışı yoluyla karşılanamaz. 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu uyarınca iş artışı yapılabilmesi için öngörülemeyen durumlar nedeniyle artışın zorunlu hâle gelmesi gerekir.
Artışa konu işin ayrıca iki temel şartı birlikte taşıması zorunludur:
Bu şartlar, iş artışının yeni bir ihale yapılmasının alternatifi olarak kullanılmasını önler. Başlangıçtaki işten bağımsız nitelikteki ihtiyaçlar, aynı yerde veya aynı yüklenicinin uzmanlık alanında bulunsa dahi iş artışı kapsamında değerlendirilemez. İlave ihtiyacın ayrı biçimde ihale edilmesi teknik ve ekonomik bakımdan mümkünse genel kural, ilgili ihtiyacın ayrı bir alım sürecine konu edilmesidir.
Öngörülemezlik değerlendirmesi de somut olayın özelliklerine göre yapılmalıdır. İdarenin yeterli araştırma ve proje çalışmasıyla önceden tespit edebileceği ihtiyaçların sistematik biçimde iş artışına bırakılması; saydamlık, rekabet ve ihtiyaçların uygun şartlarla karşılanması ilkeleriyle bağdaşmaz.
Uygulanabilecek azami oran, sözleşmenin bedel belirleme yöntemine göre değişir. Anahtar teslimi götürü bedel yapım sözleşmelerinde iş artışı, sözleşme bedelinin yüzde 10’una kadar yapılabilir. Birim fiyat teklif alınarak imzalanan mal alımı, hizmet alımı ve yapım işi sözleşmelerinde ise genel sınır sözleşme bedelinin yüzde 20’sidir.
Uygulamada sık kullanılan iş artışı yüzde 20 ifadesi bütün kamu ihale sözleşmeleri için geçerli tek bir oran değildir. Yüzde 20 sınırı, birim fiyat teklif alınarak kurulan sözleşmeler bakımından geçerlidir. Anahtar teslimi götürü bedel yapım işlerinde yüzde 10 sınırı esas alınır. Bu ayrım yapılmadan gerçekleştirilen ihale iş artışı, kanuni sınırın aşılmasına ve kamu zararı tartışmalarına yol açabilir.
Birim fiyat sözleşmeyle yürütülen yapım işlerinde yüzde 20 oranının aşılması ve işin tamamlanmasının zorunlu olması hâlinde, Cumhurbaşkanı sözleşme bazında bu oranı yüzde 40’a kadar artırmaya yetkilidir. Bu imkân yalnızca birim fiyatlı yapım işlerine özgüdür; idarenin kendi kararıyla yüzde 20’nin üzerinde artış yapabilmesi anlamına gelmez.
İş artışı hesaplama işleminde temel ölçü, başlangıçtaki sözleşme bedelidir. Fiyat farkı ödemeleri, vergi unsurları veya sözleşmenin uygulanması sırasında ortaya çıkan diğer mali sonuçlar, kanuni iş artışı limitini genişleten yeni bir taban olarak kullanılamaz. Artış oranı, ilave işlerin sözleşme fiyatları üzerinden hesaplanan toplam tutarının sözleşme bedeline oranlanmasıyla belirlenir.
Örneğin birim fiyatlı bir yapım sözleşmesinin bedeli 10.000.000 TL ise genel iş artışı sınırı 2.000.000 TL’dir. İlave veya miktarı artan iş kalemlerinin toplam tutarı bu sınırı geçemez. Anahtar teslimi götürü bedel bir yapım sözleşmesinin aynı bedelle imzalanmış olması hâlinde ise azami artış tutarı 1.000.000 TL olacaktır.
Artış kapsamında sözleşmede birim fiyatı bulunmayan zorunlu bir imalatın ortaya çıkması durumunda fiyat, ilgili sözleşme ve genel şartname hükümlerindeki yeni birim fiyat belirleme esaslarına göre tespit edilmelidir. Yeni fiyat belirlenmesi, taraflara serbestçe bedel kararlaştırma imkânı vermez. Analizler, rayiçler, benzer iş kalemleri ve sözleşmede öngörülen usuller esas alınmalı; hesaplamalar denetlenebilir belgelerle desteklenmelidir.
Yapım işlerinde iş artışı, özellikle zemin koşulları, uygulama projeleri, mevcut yapıların durumu ve zorunlu imalat miktarları nedeniyle gündeme gelebilir. Bununla birlikte, yükleniciye sözlü talimat verilerek işe başlanması uygun değildir. Artışın gerekçesi ve kapsamı uygulamadan önce teknik ve mali yönleriyle ortaya konulmalıdır.
Sağlıklı bir iş artışı sürecinde aşağıdaki işlemlerin gerçekleştirilmesi önem taşır:
İş artışı kendiliğinden süre uzatımı doğurmaz. İlave işin sözleşme süresine etkisi somut olarak değerlendirilerek ilgili mevzuat ve sözleşme hükümleri çerçevesinde karar verilmelidir. Benzer biçimde, iş artışı kararı yüklenicinin kusurundan kaynaklanan gecikmeleri ortadan kaldırmaz.
İşin kanuni artış sınırı içinde tamamlanamayacağının anlaşılması hâlinde, sözleşmenin genel hükümlere göre tasfiye edilmesi gerekir. Bu durumda yüklenicinin hesabı genel esaslara göre kesinleştirilir ve yüklenici, sözleşmenin tamamını gerçekleştirmediği gerekçesiyle ayrıca cezalandırılamaz. Ancak ortaya çıkan sonucun kusurlu proje, hatalı yaklaşık maliyet veya yetersiz hazırlıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı idarenin sorumluluğu bakımından ayrıca incelenebilir.
İş eksilişi, sözleşme konusu işin öngörülenden daha düşük miktarda tamamlanması nedeniyle gerçekleşen toplam bedelin sözleşme bedelinin altında kalmasıdır. Özellikle birim fiyatlı sözleşmelerde, fiilî miktarların yaklaşık miktarlardan düşük gerçekleşmesi iş eksilişine neden olabilir. Bununla birlikte idare, ihale kapsamındaki temel edimleri gerekçesiz biçimde sözleşmeden çıkararak başka bir yükleniciye veremez.
Sözleşme bedelinin yüzde 80’inden daha düşük bir bedelle tamamlanacağı anlaşılan işlerde yüklenici, işi bitirmekle yükümlüdür. Bu durumda yükleniciye, yaptığı gerçek giderler ve yüklenici kârına karşılık olmak üzere özel bir ödeme yapılır. Ödeme; sözleşme bedelinin yüzde 80’i ile sözleşme fiyatlarıyla gerçekleştirilen iş tutarı arasındaki farkın yüzde 5’i üzerinden hesaplanır ve geçici kabul tarihindeki fiyatlar esas alınır.
Örneğin sözleşme bedeli 10.000.000 TL olan bir işin 6.000.000 TL bedelle tamamlandığı kabul edildiğinde, yüzde 80 eşiği 8.000.000 TL’dir. Eşik tutarı ile gerçekleşen iş tutarı arasındaki fark 2.000.000 TL olduğundan, yükleniciye bu farkın yüzde 5’i karşılığında 100.000 TL ödenir. İşin 8.000.000 TL veya daha yüksek bir bedelle tamamlanması hâlinde bu özel ödeme söz konusu olmaz.
İş eksilişi hesabında gerçekleştirilmeyen kısım için doğrudan tam kâr ödenmesi mümkün değildir. Kanun, yalnızca yüzde 80 eşiğinin altında kalan bölüm bakımından sınırlı bir gider ve kâr karşılığı öngörmüştür. İşin hangi miktarda tamamlandığı; ölçü tutanakları, hakedişler, kesin hesap ve kabul belgeleriyle açıkça ortaya konulmalıdır.
İş artışı ve iş eksilişi kararlarının teknik gerekçeye dayanması kadar, ihale dokümanı ve sözleşme hükümleriyle uyumlu olması da önemlidir. İlave işin farklı bir ihtiyaca dönüşmesi, ihale konusu işin niteliğini değiştirmesi veya rekabet koşullarını etkileyebilecek ölçüde kapsam genişletmesi hukuki risk doğurur.
İdareler, iş artışı tutarını parçalı onaylarla kanuni sınırın dışına çıkaramaz. Aynı sözleşme kapsamındaki bütün artışların kümülatif toplamı dikkate alınmalıdır. İş eksilişinde ise çıkarılan imalatların gerekçesi, işin kullanılabilirliği ve sözleşme amacının gerçekleşip gerçekleşmediği incelenmelidir. Her iki uygulamada da karar, hesap, onay, teminat ve hakediş belgelerinin denetime elverişli biçimde dosyalanması gerekir.
Kamu ihale sözleşmelerinde iş artışı ve iş eksilişi, sözleşmenin uygulanması sırasında ortaya çıkan miktar ve ihtiyaç farklılıklarını yönetmeye yönelik istisnai mekanizmalardır. İş artışı yapılabilmesi için ilave işin öngörülemeyen bir durum nedeniyle zorunlu olması, proje içinde kalması ve asıl işten ayrılmasının teknik veya ekonomik bakımdan uygun olmaması gerekir. Uygulanacak oran ise sözleşmenin birim fiyatlı veya anahtar teslimi götürü bedel olmasına göre belirlenir.
İş eksilişinde gerçekleşen bedelin sözleşme bedelinin yüzde 80’inin altına düşmesi hâlinde yüklenici işi tamamlamak zorunda olmakla birlikte, kanunda belirtilen sınırlı ödemeye hak kazanır. Hukuka uygun bir uygulama için teknik gerekçelerin belgelenmesi, hesaplamaların sözleşme bedeli üzerinden yapılması, kanuni oranların aşılmaması ve bütün işlemlerin yetkili makam onayıyla kayıt altına alınması temel önem taşır.