Danıştay 13. Daire Kararları Çerçevesinde
T: 11.11.2021 – E: 2021/3688 – K: 2021/3806
Kamu ihale süreçlerinde yüklenici firmalarla yapılan hizmet sözleşmelerinde, özellikle çalıştırılacak personele ilişkin hükümlerde idarelerin yönlendirici düzenlemelerine sıkça rastlanmaktadır. Ancak bu yönlendirmelerin kapsamı, yüklenicinin organizasyonel bağımsızlığı ve özel hukuk ilişkileri dikkate alınarak sınırlandırılmıştır. Danıştay 13. Daire’nin 11.11.2021 tarihli kararı, idarelerin işverenin yerine geçerek doğrudan iş ilişkisi kurdurmaya zorlayıcı uygulamalarının hukuka aykırılığını ortaya koymaktadır.
Uyuşmazlıkta, bir sözleşme tasarısında yüklenicinin işçileriyle belirli süreli iş sözleşmesi imzalaması yönünde zorunlu hüküm getirilmiştir. Ancak İş Kanunu’na göre belirli süreli iş akdinin yapılabilmesi için somut, objektif nedenlerin varlığı gerekir. Mevcut koşullarda böyle bir objektif gerekçe bulunmadığı gibi, yükleniciye bu yönde bir zorunluluk getirilmesi onun bağımsız işveren olma statüsüne müdahale anlamı taşımaktadır.
Danıştay, bu müdahalenin hem özel hukuk ilkelerine hem de 4734 sayılı Kanun’un amaçladığı verimlilik ve rekabet ilkelerine aykırılık teşkil ettiğine karar vermiştir.
Danıştay 13. Daire şu temel tespitlerde bulunmuştur:
Belirli süreli iş akdi objektif şartlara bağlıdır:
İş Kanunu'na göre, belirli süreli iş sözleşmeleri yalnızca işin niteliği gerektiriyorsa yapılabilir. Sözleşme ile bu zorunluluğun idare tarafından dayatılması İş Kanunu’na aykırıdır.
Yüklenici bağımsız işveren konumundadır:
Yüklenici, kendi işçilerine karşı hak ve yükümlülükleri olan ayrı bir tüzel kişiliktir. Kamu idaresi bu ilişkiye doğrudan müdahale edemez.
Rekabet ve kaynak kullanımı ilkeleri zedelenir:
Bu tür müdahaleler, hizmetin niteliğine uygun ve ekonomik koşullarda yerine getirilmesini engeller. Aynı zamanda kamu kaynaklarının verimli kullanılmasına da zarar verir.
Danıştay’ın bu içtihadı, özellikle hizmet alım sözleşmelerinde insan kaynağına ilişkin düzenlemelerde kritik öneme sahiptir:
İdareler, yüklenicinin iç organizasyonuna doğrudan müdahale edemez.
Personel istihdam biçimi kamu otoritesiyle değil, işverenin takdiriyle belirlenmelidir.
Sözleşmelerdeki bu tür hükümler ihale sürecini sakatlayabilir.
Kamu ihale sistemi içinde İş Kanunu’nun sınırlarına riayet zorunludur.
Danıştay 13. Daire’nin 11.11.2021 tarihli bu kararı, idarelerin kamu gücünü kullanarak yüklenici personeline ilişkin doğrudan düzenleme yapamayacağını açık bir şekilde ortaya koymuştur. Bu içtihat, sadece özel hukuk–kamu hukuku dengesine değil, aynı zamanda ihalenin temel ilkelerine (verimlilik, rekabet, kaynak kullanımı) bağlı kalınmasının zorunlu olduğunu da hatırlatmaktadır.