İleri sürüş teknikleri eğitimi, sürücülere normal ehliyet eğitiminin ötesinde; tehlikeyi önceden algılama, kaygan zeminde araç kontrolü, panik fren, engelden kaçınma ve araçtaki elektronik güvenlik sistemlerinin (ABS, ESP) doğru kullanımı becerilerini kazandıran bir programdır. Eğitim teorik bölümün yanında, trafiğe kapalı parkurlarda yapılan pratik bölümü de içerir. Program sonunda katılımcılara ileri sürüş teknikleri sertifikası (katılım belgesi) düzenlenir.
Bu program arama motorlarında farklı adlarla aranır: ileri sürüş eğitimi, ileri sürüş teknikleri kursu, güvenli sürüş eğitimi veya defansif sürüş eğitimi. Hepsi büyük ölçüde aynı içeriği tarif eder; aşağıda farklarına da değiniyoruz.
Kurumlarda görev yapan ve hizmet aracı kullanan personel için eğitim, birden fazla düzenlemeye dayanır:
Uygulamada eğitimin öncelikli hedef kitlesi; makam sürücüleri, ambulans sürücüleri, itfaiye ve AFAD sürücüleri ile para nakli yapan zırhlı araç sürücüleridir. Belediyeler, kamu kurumları ve araç filosu bulunan özel sektör kuruluşları eğitimi personeline toplu olarak aldırır.
Eğitimin pratik bölümü trafiğe kapalı bir parkur, uygun araçlar ve uzman eğitmen gerektirir. Bu nedenle program, yalnızca teorik anlatım yapan kuruluşlardan değil; uygulama alanı sağlayabilen eğitim kuruluşlarından alınmalıdır. Kurumlar genellikle eğitimi personeline toplu olarak, kendi belirledikleri tarih ve lokasyonda aldırır. Seçim yaparken şu üç noktanın yazılı olarak netleştirilmesi önerilir: uygulama alanının neresi olduğu, pratik bölümde hangi araçların kullanılacağı ve belgenin nasıl düzenlendiği.
Bir katılım belgesinin "e-Devlet onaylı" olarak nitelendirilmesi, eğitimi veren kurumun katılımcı bilgilerini ilgili resmî sisteme bildirmesi ve belgenin bu kayıt üzerinden sorgulanabilir hâle gelmesi anlamına gelir. Belgenin e-Devlet üzerinde görüntülenip görüntülenemeyeceği, eğitimi veren kurumun bu bildirimi yapıp yapmadığına bağlıdır. Bu nedenle kayıt olmadan önce belgenin nasıl düzenlendiğinin ve nerede sorgulanabileceğinin eğitim kurumundan yazılı olarak teyit edilmesi önerilir.
Teorik bölüm: defansif sürüş mantığı, takip mesafesi, ideal dönüş çizgisi, fren ve dönüş noktaları, ağırlık transferinin araca etkisi, hava ve yol şartlarının sürüşe etkisi, gece sürüşü.
Pratik bölüm: kaygan zeminde kalkış ve frenaj, panik fren, engelden kaçma, virajda önden kayma ve arkadan savrulma, slalom, dar alan geçişleri, el freni ile dönüş, ABS ve ESP egzersizleri.
Program tipik olarak bir gün / 7 saat olarak planlanır ve dört etaptan oluşur: ön test (yazılı), teorik anlatım, trafiğe kapalı alanda uygulama, son test (yazılı). Pratik bölüm gerektirdiği için eğitim tamamen çevrimiçi yapılamaz; uygun bir parkur ve eğitmen eşliğinde yüz yüze yürütülür.
Bu eğitimin sabit bir liste fiyatı yoktur; maliyet başlıca şu etkenlere göre değişir:
Bu nedenle gerçekçi bir rakam, katılımcı sayısı ve lokasyon bilgisiyle alınacak kuruma özel teklifle netleşir.
İki program büyük ölçüde örtüşür. Güvenli sürüş eğitimi sertifikası daha çok defansif sürüş ve kural bilinci vurgusu taşırken, ileri sürüş teknikleri programı bunlara ek olarak kaygan zemin, panik fren ve savrulma kontrolü gibi ileri düzey araç hâkimiyeti uygulamalarını da kapsar. Kurumsal programlarda ikisi çoğunlukla tek bir eğitimde birleştirilir; bu yüzden aynı içerik bazen ileri sürüş teknikleri kursu, bazen güvenli sürüş eğitimi adıyla sunulur.
Kurumsal planlamada üç nokta belirleyicidir: (1) araç kullanan personelin listelenmesi ve gruplara bölünmesi, (2) pratik uygulama için uygun bir alanın belirlenmesi, (3) eğitim kayıtlarının İSG dosyasına işlenecek biçimde raporlanması. Denetimlerde istenen, eğitimin yapıldığını gösteren katılım kayıtları ve belgelerdir.