Türkiye topraklarının büyük bölümü aktif deprem kuşağındadır ve mevcut yapı stokunun önemli bir kısmı 2000 öncesi, güncel deprem yönetmeliğine uymayan yapılardan oluşur.
Kentsel dönüşüm nedir: afet riski taşıyan, ekonomik ömrünü tamamlamış ya da sağlıksız yapılaşmış alanların ve yapıların, yeni yapılaşma kurallarına uygun, güvenli ve yaşanabilir biçimde yenilenmesidir.
Dünyada kentsel dönüşüm sanayi alanlarının yenilenmesi ve çöküntü bölgelerinin canlandırılması olarak başlamış; Türkiye'de ise 1999 ve 2023 depremlerinin etkisiyle ağırlıklı olarak afet riskine karşı yapı yenileme anlamı kazanmıştır. Dönüşümün hukuki aracı 6306 sayılı Kanun'dur.
6306 sayılı Kanun nedir: 2012'de yürürlüğe giren Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde sağlıklı ve güvenli yaşam çevreleri oluşturmak amacıyla iyileştirme, tasfiye ve yenileme esaslarını düzenler.
Üç temel kavramı vardır: riskli yapı (riskli alan içinde ya da dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış ya da yıkılma-ağır hasar riski taşıdığı bilimsel ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapı), riskli alan (zemin yapısı ya da üzerindeki yapılaşma nedeniyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenen alan) ve rezerv yapı alanı (dönüşüm uygulamalarında kullanılmak üzere belirlenen yeni yerleşim alanı).
Kanun 2023 yılında 7471 sayılı Kanun'la kapsamlı biçimde değiştirilmiş; Kentsel Dönüşüm Başkanlığı kurulmuş ve karar çoğunluğu ile uygulama süreleri yeniden düzenlenmiştir.
Riskli yapı tespiti, maliklerden herhangi birinin (ya da kanuni temsilcisinin) başvurusuyla Bakanlıkça lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlara (üniversiteler, yapı denetim kuruluşları, lisanslı mühendislik firmaları) yaptırılır; tespit, Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar'a göre binadan alınan beton ve donatı verileriyle yapılır ve rapor Bakanlığa (il müdürlüğüne) sunulur.
Rapor uygun bulunursa tapu kütüğüne riskli yapı şerhi işlenir ve maliklere tebliğ edilir.
Malikler, tebliğden itibaren on beş gün içinde il müdürlüğüne itiraz edebilir; itirazı, üniversite öğretim üyeleri ve Bakanlık temsilcilerinden oluşan teknik heyet inceler ve kararı kesindir (yargı yolu saklıdır). Tek bir malikin başvurusunun yeterli olması, kat maliklerinin çoğunluğunun rızasının aranmaması, danışmanların en çok yanlış bildiği konudur.
Riskli yapı tespiti kesinleşen binanın maliklerine yıkım için süre verilir; tahliye ve yıktırma için verilen süre doksan günden az olamaz ve gerektiğinde otuz gün daha uzatılabilir. Süre sonunda yıkılmayan yapı, idarece tahliye edilerek yıktırılır ve masrafı maliklerden alınır.
Yıkımdan sonra arsa üzerinde ne yapılacağına (yeniden inşa, satış, müteahhitle kat karşılığı sözleşme) maliklerin kararı belirler: 2023 değişikliğinden önce paydaşların en az üçte iki çoğunluğu aranırken, 7471 sayılı Kanun'la hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu yeterli hâle getirilmiştir.
Karara katılmayan maliklerin hisseleri, önce diğer paydaşlara açık artırmayla satılır; alıcı çıkmazsa Bakanlık ya da idare rayiç bedelle satın alabilir. Bu usulün her adımı (toplantı çağrısı, noter tebligatı, karar tutanağı, satış ilanı) şekle bağlıdır ve hatalı adım tüm süreci sakatlar.
Kanun, dönüşüme katılan malik ve kiracıları üç yolla destekler:
Kira yardımı alan faiz desteğinden yararlanamaz, ikisinden biri seçilir. Tutarlar ve süreler yıllık olarak güncellendiği için güncel uygulama esasları izlenmelidir.
Dönüşümün finansmanı; maliklerin öz kaynağı, kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle müteahhidin üstlendiği maliyet, banka kredileri (faiz destekli), Kentsel Dönüşüm Başkanlığı'nın dönüşüm projeleri özel hesabından sağlanan destekler ve belediyelerin kendi dönüşüm projeleri yoluyla sağlanır.
2023 sonrasında yerinde dönüşüm (mevcut parselde, hak sahibinin kendi yaptırdığı inşaat için hibe ve kredi desteği) ve kamu eliyle yapım modelleri öne çıkmıştır.
Danışmanın rolü, müşteriye hangi modelin uygun olduğunu ve her modelde tapu, sözleşme ve vergi sonuçlarını doğru anlatmaktır; yanlış anlatılan bir kira yardımı ya da harç muafiyeti, danışman için hukuki sorumluluk doğurabilir.
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi (arsa payı karşılığı inşaat), maliklerin arsa paylarının bir kısmını müteahhide devretmesi karşılığında müteahhidin bağımsız bölümler inşa edip teslim etmesini düzenler; noterde düzenleme şeklinde yapılır ve tapuya şerh edilir.
Sözleşmede paylaşım oranı, teslim süresi ve gecikme cezası, teknik şartname ve malzeme kalitesi, kira yardımı ve taşınma giderlerinin kim tarafından karşılanacağı, teminat (banka teminat mektubu, ipotek, hisse devrinin aşamalı yapılması) ve fesih koşulları açıkça yazılmalıdır.
Müteahhidin yetki belgesi, mali gücü ve referansları incelenmeden imzalanan sözleşme, yarım kalan inşaatların başlıca nedenidir. Danışman, sözleşme taslağının hukuk desteğiyle hazırlanmasını sağlamalı, kendisi hukuki görüş vermemelidir.
6306 sayılı Kanun ve kentsel dönüşüm eğitimi, öncelikle gayrimenkul danışmanları ve emlak ofisi sahipleri için tasarlanmıştır: müşteriye süreci, hakları ve destekleri doğru anlatmak, riskli yapı şerhli taşınmazların alım-satımında dikkat edilecek noktaları bilmek ve dönüşüm projelerinde aracılık yapmak için.
Ayrıca belediyelerin kentsel dönüşüm ve imar birimleri, yapı denetim ve mühendislik firmaları, site yönetimleri ve kat malikleri kurulu temsilcileri, müteahhitlik firmalarının satış ekipleri ve bankaların konut kredisi birimleri için de uygundur. Beş ders saatlik kentsel dönüşüm eğitimi, gayrimenkul eğitimi serisinin bir modülüdür; kurumsal programlarda katılımcıların gerçek dönüşüm dosyaları üzerinden süreç adımları ve sözleşme örnekleri incelenir.