Sorulan sorular ve cevaplardan gerekli görülenler sitemizde yayınlanmaktadır.
Soru Cevap Platformundaki Cevapları Sadece Üye Olan Abonelerimizin Görmesine İzin Verilmektedir.
Soru-Cevap Platformunda yer alan sorular ve cevapları herhangi bir şekilde kopyalanamaz, kaynak belirtmek kaydıyla başka yerlerde yayınlanabilir. Alıntı yapılması durumunda durumu mail olarak tarafımıza bildirilmesi gerekmektedir.
Soru gönderme platformu üzerinden gönderilen gerçeği yansıtmayan üyelikler yapılması yasaktır. Gerekli görülmesi durumunda teyit edilebilecektir. Gerçek dışı yapılan üyeliklerin tespit edilmesi durumunda üyelikleri sistemden silinecektir. Bu durumlardan dolayı Derneğimiz sorumlu değildir.
Derneğimiz bir şikayet mercii olmadığı için kurumları şikayet içerikli sorular cevaplandırılmamaktadır.
Soru cevap platformunda sorulara verilen cevaplar ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda ilgili soruyu cevaplandıranın görüşü ve kanaatini içermekte olup, resmi bir niteliği bulunmamaktadır. Bu anlamda Derneğimizin yasal olarak sorumluluğu bulunmadığını bilmenizi ve bu çerçeve de sorularınızın gönderilmesi gerekmektedir.
Soru Cevap Platformu tamamen ücretsizdir. Bu çerçevede Derneğimiz uzmanların soruyu cevaplama ya da soruya hemen cevap verme garantisi içermemektedir. Derneğimiz uzmanlarının müsaitliği doğrultusunda sorulan soruların tamamı cevaplandırılacaktır.
Derneğimiz uzmanlık alanları dışından gelen sorulara cevap verilmeyecektir. Derneğimiz uzmanları alanları web sitemizde yayınlanan eğitim konularından ibarettir.
Soru Cevap Platformumuzdan gönderilen tüm soruların doğru anlaşılabilmesi için yazım kurallarını uyulmalı, anlatım bozukluğu içerek şekilde sorulmamalıdır. Sorunun tam olarak ne olduğunun anlaşılamaması durumunda soruya cevap verilmeyecektir.
Cevap verilen soruların cevaplama tarihinden sonra konuyla ilgili mevzuat değişikli olabileceğinden sorulara verilen cevapların, cevaplanma tarihi dikkate alınmalıdır.
11 yıl önce 2.446 görüntülenme Hukuki Süreç ve Usul Cevaplandı
Soru
Kolay gelsin hocam. Aleyhimize verilen bir iptal kararını uygulamakta geciktik; personel manevi tazminat davası açtı ve kazandı. Bu ödeme sorgu konusu olur mu?
Olur, ancak asıl mesele şudur: mahkeme kararının uygulanmaması, başlı başına ağır hizmet kusuru sayılabiliyor ve idareyi tazminat ödemek zorunda bırakıyor.
Anayasanın 138'inci maddesi uyarınca yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu kararları hiçbir suretle değiştiremez ve yerine getirilmesini geciktiremez. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28'inci maddesinde de; mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hükme bağlanmıştır. Aynı maddede, kararın süresinde yerine getirilmemesi halinde ilgilinin idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açabileceği öngörülmüştür.
Sayıştay 5. Dairesinin 19.02.2015 tarihli, 112 sayılı kararında (169 sayılı ilamın 7'nci maddesi) böyle bir olay incelenmiştir. Belediyede zabıta memuru olarak görev yapan bir kişinin, zabıta müdürlüğü için görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavına katılma ya da zabıta müdürü olarak atanma talebinin reddine ilişkin idari işlem, mahkemece iptal edilmiştir. Ancak karar uygulanmamış; bunun üzerine açılan manevi tazminat davasında, belediye başkanlığının olayda ağır hizmet kusuru bulunduğunun tespitine bağlı olarak manevi tazminat talebi kısmen kabul edilmiş ve tazminatın memura ödenmesine hükmedilmiştir.
Sorumlular savunmalarında; tazminata ilişkin karara itiraz edildiğini, itiraz üzerine yapılan inceleme sonucunda tazminat kararının bozularak kaldırıldığını ve davanın reddedildiğini, bu karar üzerine ödenen tutarın faiziyle birlikte belediye veznesine iade edilmesinin ilgiliden yazıyla istendiğini ve tutarın tahsilat makbuzuyla faiziyle birlikte yatırıldığını ifade etmişlerdir.
Buradan iki ders çıkıyor: (1) İptal kararını uygulamamak, ayrı bir tazminat sorumluluğu doğuruyor; gecikmenin maliyeti, kararın gereğini yapmanın maliyetinden çok daha yüksek olabiliyor. (2) Karar sonradan bozulsa dahi, ödenen tutarın faiziyle iadesinin takip edilmesi gerekiyor.
Uygulama önerisi: aleyhe sonuçlanan davalar için bir karar uygulama takip cetveli tutun, kararın tebliğ tarihi, otuz günlük sürenin bitişi, kararın gereği olarak yapılacak işlem ve sorumlu birim. Uygulanması güç görünen kararlarda dahi süre içinde bir işlem tesis edin (örneğin sınav takvimine alma, atama sürecini başlatma); hiçbir işlem yapmamak, ağır hizmet kusuru değerlendirmesinin ana dayanağı oluyor. Kanun yoluna başvurmuş olmanız, kararı uygulama yükümlülüğünü kendiliğinden ertelemez.
Bu sorunun cevabı üyelerimize özeldir
Uzmanlarımızın verdiği cevabın tamamını görüntülemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üyelik ücretsizdir.