Sorulan sorular ve cevaplardan gerekli görülenler sitemizde yayınlanmaktadır.
Soru Cevap Platformundaki Cevapları Sadece Üye Olan Abonelerimizin Görmesine İzin Verilmektedir.
Soru-Cevap Platformunda yer alan sorular ve cevapları herhangi bir şekilde kopyalanamaz, kaynak belirtmek kaydıyla başka yerlerde yayınlanabilir. Alıntı yapılması durumunda durumu mail olarak tarafımıza bildirilmesi gerekmektedir.
Soru gönderme platformu üzerinden gönderilen gerçeği yansıtmayan üyelikler yapılması yasaktır. Gerekli görülmesi durumunda teyit edilebilecektir. Gerçek dışı yapılan üyeliklerin tespit edilmesi durumunda üyelikleri sistemden silinecektir. Bu durumlardan dolayı Derneğimiz sorumlu değildir.
Derneğimiz bir şikayet mercii olmadığı için kurumları şikayet içerikli sorular cevaplandırılmamaktadır.
Soru cevap platformunda sorulara verilen cevaplar ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda ilgili soruyu cevaplandıranın görüşü ve kanaatini içermekte olup, resmi bir niteliği bulunmamaktadır. Bu anlamda Derneğimizin yasal olarak sorumluluğu bulunmadığını bilmenizi ve bu çerçeve de sorularınızın gönderilmesi gerekmektedir.
Soru Cevap Platformu tamamen ücretsizdir. Bu çerçevede Derneğimiz uzmanların soruyu cevaplama ya da soruya hemen cevap verme garantisi içermemektedir. Derneğimiz uzmanlarının müsaitliği doğrultusunda sorulan soruların tamamı cevaplandırılacaktır.
Derneğimiz uzmanlık alanları dışından gelen sorulara cevap verilmeyecektir. Derneğimiz uzmanları alanları web sitemizde yayınlanan eğitim konularından ibarettir.
Soru Cevap Platformumuzdan gönderilen tüm soruların doğru anlaşılabilmesi için yazım kurallarını uyulmalı, anlatım bozukluğu içerek şekilde sorulmamalıdır. Sorunun tam olarak ne olduğunun anlaşılamaması durumunda soruya cevap verilmeyecektir.
Cevap verilen soruların cevaplama tarihinden sonra konuyla ilgili mevzuat değişikli olabileceğinden sorulara verilen cevapların, cevaplanma tarihi dikkate alınmalıdır.
Kıdem tazminatını rücu için sözleşmede hüküm bulunması şart mı?
4 yıl önce 2.434 görüntülenme Personel Mevzuatı Cevaplandı
Soru
Sayın hocam. Hizmet alımı kapsamında çalışıp emekli olan bir işçiye kıdem tazminatı ödedik. Sözleşmelerde rücuya ilişkin açık hüküm yok; bu yüzden firmalara rücu edemeyeceğimizi düşünüyorduk. Ayrıca alacağı 140 hesabına kaydettik. Bu yeterli mi?
İki noktada da düzeltme gerekiyor: sözleşmede hüküm bulunmaması artık rücuya engel değildir ve muhasebe kaydı yapmak tahsilat yerine geçmez.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2'nci maddesinde asıl işveren-alt işveren ilişkisi tanımlanmış ve asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeriyle ilgili olarak Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olacağı belirtilmiştir.
Aynı Kanunun "Bazı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların kıdem tazminatı" başlıklı 112'nci maddesinde; 4734 sayılı Kanunun 62/e bendi kapsamında alt işverenlerce çalıştırılan işçilerden, son alt işverenle yapılmış iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14'üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona erenlerin tazminatlarının ilgili kamu kurum veya kuruluşunca işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödeneceği düzenlenmiştir.
Kritik gelişme şudur: aynı maddenin altıncı fıkrasındaki, "sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilemeyeceği" yönündeki hüküm, Anayasa Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve E.2019/42, K.2019/73 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir (Resmi Gazete: 15.10.2019). Dolayısıyla sözleşmede açık hüküm bulunmaması, artık rücuya engel değildir.
Sayıştay 7. Dairesinin 09.06.2022 tarihli, 521 sayılı Kararında (3'üncü madde); personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamında çalışırken emekli olan bir işçiye ödenen kıdem tazminatının ilgili firmalara rücu edilmemesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği incelenmiştir.
Kararda muhasebe yönünden çok önemli bir tespit yapılmıştır: tutarın bir kısmı ilgili firmadan mahsuben tahsil edildiğinden o kısım için ilişilecek husus kalmadığına karar verilmiş; kalan tutarın ilamsız icra yoluyla firmalara rücu edildiği ve 140 Kişilerden Alacaklar hesabına tahakkuk kaydı yapıldığı anlaşılmışsa da, "bu tahakkuk kaydı tahsilat hükmünde olmadığından" bu tutarın harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisine müştereken ve müteselsilen, işleyecek faiziyle ödettirilmesine karar verilmiştir.
Bu ayrım çok kritiktir: alacağı muhasebeleştirmek ve icra takibi başlatmak, sorumluluğu ortadan kaldırmaz; sorumluluk ancak fiili tahsille kalkar. Bu nedenle rücu sürecini başlatmakla yetinmeyin, sonuçlandırın. Firma tasfiye olmadan önce hızlı davranmak, tahsil edilebilirliği belirleyen tek unsurdur.
Bu sorunun cevabı üyelerimize özeldir
Uzmanlarımızın verdiği cevabın tamamını görüntülemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üyelik ücretsizdir.