Kullanılmayan Belediye Aracı, 4916 Sayılı Kanun'a Göre Belediye Şirketine Satılabilir mi?
2 yıl önce 2.568 görüntülenme Belediye Şirketleri ve İştirakler Cevaplandı
Soru
Belediyemizin artık ihtiyacı olmayan bazı araçlarını, 4916 sayılı Kanun'un ilgili maddesine dayanarak kendi belediye şirketimize sattık. Satış öncesi fiyat takdir komisyonu kurup araçların değerini belirledik, ama komisyonun tespit ettiği bazı arıza ve eksiklikleri fiyata yansıttıktan sonra bu eksiklikleri belediye atölyelerimizde onardık. Belediye şirketine bu şekilde araç satışı yapmamız ve satış sonrası onarım yapmamız mevzuata uygun mudur?
Hayır, her iki işlem de mevzuata aykırıdır, 4916 sayılı Kanun'un ilgili maddesi, ihtiyaç fazlası araçların belediye şirketlerine satışına izin vermez; ayrıca fiyat takdirinden sonra araçlara bakım/onarım yapmak, belirlenen bedeli anlamsız kılan bir tutarsızlıktır. Sayıştay tam bu iki sorunu birlikte tespit etmiştir: "ABB tarafından yapılan satışların incelenmesi sonucunda, 4916 sayılı Kanun'un araç satışına izin verdiği kişiler arasında bulunmayan belediye şirketine doğrudan araç satıldığı ve fiyat takdirinden sonra bu araçlara belediye atölyelerinde bakım onarım yapıldığı tespit edilmiştir."
Satış yetkisinin kapsamı 4916 sayılı Kanun'un 37'nci maddesinde sınırlı biçimde sayılmıştır: "Katma bütçeli idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait, hizmet dışı kaldığından kullanılmayan veya ihtiyaç fazlası olan iş makinesi, makine ve teçhizat, demirbaş, araç, gereç ve malzemeleri belediyelere, il özel idarelerine, tarımsal kalkınma kooperatiflerine, sulama kooperatiflerine, sulama birliklerine ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına karşılıklı anlaşma suretiyle satmaya, kiralamaya, satış ve kira bedellerini taksitlendirmeye ilgili kurumlar yetkilidir."
Bu maddenin belediye şirketlerini kapsamadığı Sayıştay tarafından açıkça yorumlanmıştır: "Maddede kimlere araç satılabileceğine dair düzenlemeye bakıldığında belediyenin araçları sattığı belediye şirketlerine burada yer verilmediği, diğer bir ifadeyle 4916 sayılı Kanun'un 37'nci maddesi gereğince belediye şirketine bir araç satışının mümkün olmadığı sonucuna ulaşılacaktır." Somut olayda "belediye şirketlerinden birine 3 adet kapalı kasa kamyonet satıldığı" ve bunun için "04.06.2024 tarihinde fiyat takdir komisyonu kurulmuş, komisyon çalışmalarını 24.06.2024 tarihinde tamamlamış" olduğu tespit edilmiştir.
İkinci sorun, fiyat takdirinden sonraki süreçte ortaya çıkar: "Bu araçların fiyat tespit tutanakları incelendiğinde komisyonun araçlar için çeşitli eksiklikler tespit ettiği, bunlara arıza tespit raporlarında yer verdiği ve fiyatı da buna göre takdir ettiği görülmüştür. Bu eksikliklerle birlikte fiyat takdir edildiğine göre, fiyat takdirinin yapıldığı tarihten sonra bu araçlar için belediye imkanlarının hiçbir şekilde kullanılmaması gerekirdi. Zira yapılacak bakım onarım araçların fiyatını doğrudan etkileyecektir." Ancak: "Belediyenin tamir, bakım, onarım atölyelerinde yapılan işlemlere ilişkin kayıtlar incelendiğinde, bu araçların ikisi için fiyat takdirinden sonra arıza tespit raporlarında belirtilen eksikliklerle ilgili işlemlerin yapıldığı fakat takdir edilen bedelde herhangi bir değişiklik yapılmadığı görülmüştür."
İdarenin savunması da reddedilmiştir: "Kamu İdaresi cevabında; belediye şirketlerinin fonksiyonel anlamda kamu iktisadi teşebbüsü niteliğinde bulunduğu, belediye hizmetlerinden bir kısmını yerine getirdiği ve bütçesinin belediye bütçesiyle bağlantılı olduğu ifade edilmektedir. Yapılan işlemin bu şekilde gerekçelendirilmesi, mevzuatın açıkça yanlış yorumlanmasıdır." Sonuç: "ABB'nin şirketlerine araç vs. imkan sağlamak istemesi durumunda bunu yasalarla belirlenmiş sınırlar içinde yapması gerekmektedir."
Analiz:
1) 4916 sayılı Kanun'un 37'nci maddesi, satış yapılabilecek alıcıları sınırlı sayma (numerus clausus) yöntemiyle belirlemiştir, belediyeler, il özel idareleri, tarımsal/sulama kooperatifleri ve birlikleri, diğer kamu kurum ve kuruluşları. Belediye şirketleri (özel hukuk tüzel kişileri) bu listede açıkça yer almaz; "belediyenin hizmetlerini yerine getiriyor, bütçesi bağlantılı" gibi işlevsel gerekçelerle bu listeyi genişletmek, kanunun lafzını aşan bir yorumdur.
2) Fiyat takdirinden sonra onarım yapıp bedeli güncellememenin etkisi çifte yönlüdür: eğer araç, tespit edilen eksiklikler düşülerek düşük bir bedelle satılmışsa ama sonradan bu eksiklikler belediye imkanlarıyla (yani kamu kaynağıyla) giderilmişse, alıcı (şirket) hem düşük fiyattan yararlanmış hem de onarım masrafını üstlenmemiş olur, bu, satıcı idare için çifte bir kayıptır.
3) Bu bulgu, belediye şirketlerinin "belediyenin bir uzantısı" olarak görülüp normal hukuki sınırların dışında değerlendirilmesi eğiliminin bir örneğidir, ancak şirketler ayrı tüzel kişiliğe sahiptir ve belediyeyle aralarındaki her işlem (satış, kiralama, hizmet alımı), o işlem türünü düzenleyen özel mevzuata (burada 4916 sayılı Kanun) tabidir; "aramızda zaten bağlantı var" gerekçesi bu tabiiyeti ortadan kaldırmaz.
4) Fiyat takdir sürecinin bütünlüğü önemlidir, takdir komisyonu bir kez eksiklikleri tespit edip fiyatı buna göre belirledikten sonra, o değerlendirmenin dayanağı olan fiziksel durumun değişmemesi gerekir; aksi halde takdir edilen fiyat, gerçek durumu yansıtmayan, güncelliğini yitirmiş bir rakama dönüşür.
Yapılacaklar:
1. Belediye şirketlerine yapılmış veya yapılması planlanan araç/ekipman satışlarını gözden geçirin; 4916 sayılı Kanun'un 37'nci maddesindeki alıcı listesine uymayan işlemleri durdurun.
2. İhtiyaç fazlası araçları belediye şirketine kazandırmak istiyorsanız, kanuna uygun alternatif bir yöntem (örneğin ayni sermaye olarak devir, kiralama, veya doğrudan satış yerine kanunda tanımlı bir başka usul) olup olmadığını hukuk işleri biriminizle değerlendirin.
3. Fiyat takdir komisyonunun tespit ettiği eksiklikleri fiyata yansıttıktan sonra, satış tamamlanana kadar aracın fiziksel durumunda (onarım dahil) hiçbir değişiklik yapmayın.
4. Eğer satış öncesi onarım gerekiyorsa, bunu fiyat takdirinden önce yapıp, takdiri onarılmış haliyle gerçekleştirin, takdir sonrası onarım yapmayın.
5. Belediye şirketleriyle yapılan tüm mal/hizmet transferlerinde, "aramızdaki bağlantı" gerekçesiyle değil, işlemin türüne özgü mevzuatın (satış, kiralama, hizmet alımı için ayrı ayrı) gerçek şartlarına göre hareket edin.
Uygulama önerisi: Bu bulgu, belediye şirketlerinin "fonksiyonel olarak belediyenin bir parçası" görülmesinin, aslında ayrı bir tüzel kişilik olarak tabi olduğu hukuki sınırları görmezden gelmeye yol açtığı tipik bir örnektir. Sizin için çözüm, benzer araç/ekipman ihtiyaçlarını kanunda açıkça izin verilen bir yöntemle (satış değilse bile kiralama veya sermaye devri gibi) karşılamaktır. Sayıştay'ın ölçüsü nettir: 4916 sayılı Kanun'un 37'nci maddesi kapsamında ihtiyaç fazlası araçlar, maddede sayılan kurum ve kuruluşlara satılabilir; belediye şirketleri bu listede yer almadığından kendilerine doğrudan araç satışı yapılamaz, ayrıca fiyat takdirinden sonra satılacak araca kamu imkanlarıyla bakım/onarım yapılamaz.
Bu sorunun cevabı üyelerimize özeldir
Uzmanlarımızın verdiği cevabın tamamını görüntülemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üyelik ücretsizdir.