Hafriyat harcını büyükşehir yerine ilçe belediyesi kendi geliri gibi toplarsa bu neden çifte hatadır?
2 yıl önce 4.210 görüntülenme Vergi, Harç ve Belediye Gelirleri Cevaplandı
Soru
Büyükşehir belediyemizin sınırları içindeki ilçe belediyeleri, kendi verdikleri yapı ruhsatları sırasında toprak hafriyat harcını tahsil ediyor; bazı ilçelerde bu harç hiç alınmıyor, bazılarında ise ilçe belediyesi bu hizmeti hiç sunmadığı halde harcı kendi geliriymiş gibi topluyor. Büyükşehir belediyesi bu harçtan hiç pay alamıyor. Bu durum Sayıştay denetiminde nasıl değerlendirilir?
Bu, bir gelir kaleminin (toprak hafriyat harcı) kime ait olduğu konusunda hem eksik tahsilat hem de yanlış tahsilat şeklinde iki ayrı hatanın aynı anda yaşandığı, üstelik önceki yıllarda da tespit edilip düzeltilmemiş, kronikleşmiş bir bulgudur.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7'nci maddesinin (i) bendi, hafriyat depolama alanlarını belirleme, hafriyatın yeniden değerlendirilmesi/depolanması/bertaraf edilmesi hizmetlerini açıkça büyükşehir belediyelerinin yetki ve görevi olarak tanımlar, ilçe belediyelerine bu konuda hiçbir yetki ve görev verilmemiştir. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 80'inci maddesinin (d) bendi ise, yıkım artığı malzeme ve toprak kazısının taşınması için belediyece yer gösterilmesi ve bu yerin tesviyesinin toprak hafriyatı harcına tabi olduğunu düzenler. Bu iki hükmün birleşimi nettir: döküm yeri gösterme ve tesviye hizmetini fiilen sunan (büyükşehir belediyesi) bu hizmetin karşılığı olan harcı da tahsil etmelidir, harç, hizmeti sunanın hakkıdır.
Bir Sayıştay bulgusunda iki ayrı yanlış uygulama tespit edilmiştir: 'ilçe belediyeleri tarafından yapı ruhsatı verilen inşaat alanlarından çıkan hafriyat toprağı ile yıkım artığı malzeme için ABB tarafından toprak hafriyat harcı alınmadığı, bazı ilçe belediyelerince, harç konusu hizmet ile ilgili herhangi bir görev ifa edilmemesine rağmen söz konusu harcın ruhsat verme aşamasında kendi gelirleri gibi tahsil edildiği tespit edilmiştir.' Yani bazı ilçelerde harç hiç alınmamış (büyükşehir de dahil kimse almamış), bazı ilçelerde ise harç alınmış ama hizmeti sunmayan ilçe kendi geliri gibi cebine koymuştur, her iki durumda da büyükşehir kendi hakkı olan geliri elde edememiştir. Sorunun kronikliği açıkça belirtilmiştir: 'Söz konusu tespite geçmiş yıl Sayıştay denetim raporlarında da yer verilmiş olup Kurum tarafından ilgili ilçe belediyelerine yazı gönderilmiş olmasına rağmen söz konusu harcın tahsiline yönelik başkaca herhangi bir işlem tesis edilmemiştir.'
Analiz: (1) Bu bulgu, tek bir hata türü değil, aynı gelir kaleminde iki farklı yönde sapma barındırır: bazı ilçelerde toplam bir 'yokluk' (harç hiç tahsil edilmemiş), bazılarında ise bir 'yanlış yönlendirme' (harç tahsil edilmiş ama yanlış idareye gitmiş), bu, büyükşehir-ilçe yetki paylaşımının il genelinde tutarsız ve denetimsiz uygulandığını gösterir. (2) 'Sadece yazı gönderilmiş, başka işlem yapılmamış' ifadesi, aynı sözlü/yazılı bildirimle yetinme örüntüsünün burada da tekrarlandığını gösterir (bkz. yaptirim-uygulandigi-soylenip-belgeyle-kanitlanamamasi): yazı yazmak, tahsilat sürecini fiilen başlatmaz; ilçe belediyelerinin bu yazılara yanıt verip vermediği veya harcı devretmeye başlayıp başlamadığı takip edilmemiştir. (3) Bu bulgu, büyükşehir yetkisindeki caddelere ilçe belediyesinin izinsiz reklam panosu koymasıyla (bkz. buyuksehir-yetkisindeki-caddelere-ilce-belediyesinin-reklam-panosu-koymasi) aynı geniş temaya (6360 sayılı Kanun sonrası büyükşehir-ilçe yetki paylaşımının fiiliyata tam yansımaması) işaret eder, ikisinde de ilçe belediyeleri, büyükşehre devredilmiş bir yetki/gelir alanında eski alışkanlıklarını sürdürmeye devam etmiştir. (4) Yapı ruhsatı verme sürecinin ilçe belediyelerinin elinde olması, hafriyat harcının doğal olarak bu süreçle birlikte (yanlışlıkla) ilçeye ait bir gelir gibi algılanmasına yol açmış olabilir, oysa ruhsat verme yetkisi ile hafriyat hizmeti sunma yetkisi ayrı konulardır.
Yapılacaklar:
1. Tüm ilçe belediyelerine, toprak hafriyat harcının tahsil yetkisinin münhasıran büyükşehir belediyesine ait olduğunu resmi ve bağlayıcı bir yazıyla bildirin.
2. Yapı ruhsatı verme sürecine, hafriyat harcının doğrudan büyükşehir belediyesi hesabına yatırılmasını sağlayan teknik bir entegrasyon (ortak tahsilat sistemi veya ilçe tarafından tahsil edilip anında aktarım) kurun.
3. Geçmişte ilçe belediyelerince kendi geliri gibi tahsil edilen hafriyat harcı tutarlarının büyükşehre devrini resmi olarak talep edin.
4. Bu konuyu düzenli (üç aylık) bir mutabakat toplantısıyla ilçe belediyeleriyle takip ederek, salt yazışmayla değil somut tahsilat verileriyle ilerlemeyi ölçün.
Uygulama önerisi: Toprak hafriyat harcı, döküm yeri gösterme ve tesviye hizmetini fiilen sunan büyükşehir belediyesine ait bir gelirdir; ilçe belediyelerinin bu hizmeti sunmadan harcı kendi geliri gibi tahsil etmesi kadar, hiç tahsil edilmemesi de aynı derecede hatalıdır. Denetçinin ölçüsü nettir: yapı ruhsatı ilçe belediyesince verilse dahi, toprak hafriyat harcı büyükşehir belediyesine ait olup, bu harcın tahsili ve büyükşehre aktarımı için salt yazışmanın ötesinde somut ve izlenebilir bir mekanizma kurulmak zorundadır.
Bu sorunun cevabı üyelerimize özeldir
Uzmanlarımızın verdiği cevabın tamamını görüntülemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üyelik ücretsizdir.