Sorulan sorular ve cevaplardan gerekli görülenler sitemizde yayınlanmaktadır.
Soru Cevap Platformundaki Cevapları Sadece Üye Olan Abonelerimizin Görmesine İzin Verilmektedir.
Soru-Cevap Platformunda yer alan sorular ve cevapları herhangi bir şekilde kopyalanamaz, kaynak belirtmek kaydıyla başka yerlerde yayınlanabilir. Alıntı yapılması durumunda durumu mail olarak tarafımıza bildirilmesi gerekmektedir.
Soru gönderme platformu üzerinden gönderilen gerçeği yansıtmayan üyelikler yapılması yasaktır. Gerekli görülmesi durumunda teyit edilebilecektir. Gerçek dışı yapılan üyeliklerin tespit edilmesi durumunda üyelikleri sistemden silinecektir. Bu durumlardan dolayı Derneğimiz sorumlu değildir.
Derneğimiz bir şikayet mercii olmadığı için kurumları şikayet içerikli sorular cevaplandırılmamaktadır.
Soru cevap platformunda sorulara verilen cevaplar ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda ilgili soruyu cevaplandıranın görüşü ve kanaatini içermekte olup, resmi bir niteliği bulunmamaktadır. Bu anlamda Derneğimizin yasal olarak sorumluluğu bulunmadığını bilmenizi ve bu çerçeve de sorularınızın gönderilmesi gerekmektedir.
Soru Cevap Platformu tamamen ücretsizdir. Bu çerçevede Derneğimiz uzmanların soruyu cevaplama ya da soruya hemen cevap verme garantisi içermemektedir. Derneğimiz uzmanlarının müsaitliği doğrultusunda sorulan soruların tamamı cevaplandırılacaktır.
Derneğimiz uzmanlık alanları dışından gelen sorulara cevap verilmeyecektir. Derneğimiz uzmanları alanları web sitemizde yayınlanan eğitim konularından ibarettir.
Soru Cevap Platformumuzdan gönderilen tüm soruların doğru anlaşılabilmesi için yazım kurallarını uyulmalı, anlatım bozukluğu içerek şekilde sorulmamalıdır. Sorunun tam olarak ne olduğunun anlaşılamaması durumunda soruya cevap verilmeyecektir.
Cevap verilen soruların cevaplama tarihinden sonra konuyla ilgili mevzuat değişikli olabileceğinden sorulara verilen cevapların, cevaplanma tarihi dikkate alınmalıdır.
Sayıştay ilamıyla kesinleşen bir tazmin kararı doksan gün içinde tahsil edilmezse bunun sorumlusu kimdir?
2 yıl önce 2.565 görüntülenme Mali Yönetim, Muhasebe ve Bütçe Cevaplandı
Soru
Belediyemiz hakkında daha önceki bir Sayıştay denetiminde tazmin kararı (ilam) çıkmış ve kesinleşmiş; ancak bu tutarın küçük bir kısmı hala ilgili sorumlulardan tahsil edilmedi. Bu durum bir sonraki Sayıştay denetiminde nasıl değerlendirilir?
Bu, Sayıştay'ın kendi verdiği bir tazmin kararının (ilamın) dahi, idarenin aktif bir tahsilat süreci işletmemesi halinde kesinleşmiş olmasının tek başına yeterli olmadığını, bunun ayrı bir denetim bulgusuna dönüşebileceğini gösteren, sistemin kendi kendini denetlediği bir örnektir.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 53'üncü maddesi net bir süreç ve süre kurar: Sayıştay ilamları kesinleştikten sonra doksan gün içinde yerine getirilmelidir; ilam hükümlerinin yerine getirilmesinden ilamın gönderildiği kamu idaresinin üst yöneticisi sorumludur; ilamda gösterilen tazmin miktarı, hüküm tarihinden itibaren kanuni faize tabi tutularak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil olunur. 5018 sayılı Kanun'un 71'inci maddesi ve buna dayanan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 12'nci maddesi de benzer hükümler içerir. Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği'nin 111'inci maddesi ise muhasebe boyutunu tanımlar: tazmin hükmolunan tutarlar 140-Kişilerden Alacaklar Hesabı'nda izlenir, yani bu alacak, kayıt altına alınmış ama fiilen tahsil edilmemiş bir borç olarak bilançoda görünür.
Bir Sayıştay bulgusunda tespit şöyledir: 'Sayıştay ilamları cetvelinin incelenmesinde, ilgili yıl hesaplarına ait ilamlarda yer alıp kesinleşen tazmin tutarlarının bir kısmının sorumlulardan tahsili için gerekli işlemlerin yapılmadığı görülmüştür.' Somut rakamlar şöyledir: toplam 704.944,27 TL tutarında kamu alacağının olduğu, bunun 535.182,49 TL'sinin temyiz aşamasında kaldırıldığı, 169.761,78 TL'sinin 2020 yılına ilişkin kesinleşen bir ilamdan kaynaklandığı ve tahsil işlemlerine başlandığı, ancak bunun 2.210,58 TL'lik bir kısmının hala tahsil edilmediği tespit edilmiştir. İdarenin cevabı, bu küçük kalan tutarın 2025 yılı içinde yasal faiziyle birlikte tahsil edileceği yönündedir.
Analiz: (1) Bu bulgunun ilginç yanı, tutarın küçük olmasına rağmen (2.210,58 TL) yine de ayrı bir bulgu olarak raporlanmasıdır, bu, Sayıştay'ın ilke olarak tutarın büyüklüğüne değil sürecin bütünlüğüne baktığını gösterir: kesinleşmiş bir ilamın tamamı tahsil edilmediği sürece, tutar ne kadar küçük olursa olsun bu bir eksikliktir. (2) 90 günlük infaz süresinin varlığı, idarenin 'zamanla hallederiz' yaklaşımını değil, belirli bir süre içinde aktif ve tamamlanmış bir tahsilat sürecini gerektirir, bu süre geçtikten sonra kalan her gün, hem kanuni faizin işlemeye devam ettiği hem de üst yöneticinin sorumluluğunun sürdüğü bir gecikme dönemidir. (3) Bu bulgu, mahkeme ilamına bağlı borcun geç ödenmesi bulgusuyla (bkz. mahkeme-ilamina-bagli-borcun-gec-odenmesi-nedeniyle-icra-vekalet-ucreti) simetrik bir ilişki taşır: orada belediye borçlu taraf olarak bir mahkeme kararını geç yerine getiriyordu, burada ise belediye kendi sorumlu personelinden bir Sayıştay kararını (tazminat) tahsil etmekte gecikmektedir, ikisi de 'kesinleşmiş bir yargı/denetim kararının gereğinin zamanında yerine getirilmesi' ilkesinin farklı yönlerini gösterir. (4) 140-Kişilerden Alacaklar Hesabı'nda bu tutarın izlenmesi, muhasebesel olarak alacağın kayıtlı olduğunu gösterir, ama kayıtlı olmak fiilen tahsil edilmiş olmak anlamına gelmez, bu, Sayıştay denetiminin bir sonraki turunda yeniden gündeme gelmeye devam edecek bir kalemdir.
Yapılacaklar:
1. 140-Kişilerden Alacaklar Hesabı'nda kayıtlı tüm Sayıştay ilamı kaynaklı alacakları düzenli olarak (üç aylık) gözden geçirip tahsilat durumunu izleyin.
2. 90 günlük infaz süresi dolmadan önce sorumlulara resmi bildirim yaparak tahsilatı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre başlatın.
3. Tahsil edilen tutarlara hüküm tarihinden itibaren işleyen kanuni faizi eksiksiz uygulayın.
4. Üst yöneticinin bu süreçteki kişisel sorumluluğunu hatırlatan bir iç yazıyla, ilamların infazının öncelikli bir idari görev olduğunu ilgili birimlere bildirin.
Uygulama önerisi: Sayıştay ilamıyla kesinleşen bir tazmin kararı, kesinleştiği andan itibaren doksan gün içinde tamamen tahsil edilmesi gereken, üst yöneticinin kişisel sorumluluğunda bir yükümlülüktür; tutarın küçüklüğü bu yükümlülüğü hafifletmez. Denetçinin ölçüsü nettir: bir Sayıştay ilamı ne kadar küçük bir bakiye bıraksa da, o bakiye kanuni faiziyle birlikte tamamen tahsil edilene kadar ilamın infazı eksik sayılır.
Bu sorunun cevabı üyelerimize özeldir
Uzmanlarımızın verdiği cevabın tamamını görüntülemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üyelik ücretsizdir.