Yıl boyunca hiçbir yönetim kurulu toplantısına katılmayan üye, o toplantıların tamamı için huzur hakkı alabilir mi?
3 yıl önce 3.083 görüntülenme Belediye Şirketleri ve İştirakler Cevaplandı
Soru
Belediye şirketimizin bazı yönetim kurulu üyeleri, 2023 yılında yapılan toplantıların hiçbirine katılmadı; buna rağmen o yıl yapılan tüm toplantılar için tam huzur hakkı almaya devam ettiler. Şirketin savunması, huzur hakkının sadece toplantıya katılım karşılığı değil, üyenin taşıdığı genel sorumluluk ve risk karşılığı ödendiği yönünde. Bu durum Sayıştay denetiminde nasıl değerlendirilir?
Bu, huzur hakkının soyut bir görev/sorumluluk ücreti değil, fiilen icra edilen yönetim fonksiyonunun karşılığı olduğunu, dolayısıyla hiç katılınmayan bir toplantı için bu hakkın doğmayacağını gösteren bir bulgudur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 394'üncü maddesi, yönetim kurulu üyelerine esas sözleşme veya genel kurul kararıyla belirlenmiş tutarda huzur hakkı, ücret, ikramiye gibi ödemeler yapılabileceğini düzenler. Ancak bu ödemenin dayanağı, aynı Kanun'un 365 ve 374'üncü maddelerinde tanımlanan yönetim fonksiyonudur: anonim şirket yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur; yönetim kurulu, kanunen genel kurula bırakılanlar dışındaki tüm karar ve işlemler hakkında karar almaya yetkilidir, ve bu kararların alınacağı yer, doğası gereği yönetim kurulu toplantılarıdır. Bir üye bu toplantılara hiç katılmıyorsa, kararlara katılamaz, oy kullanamaz, imza atamaz, yani kanunun kendisine verdiği yönetim fonksiyonunu fiilen icra edemez.
Bir Sayıştay bulgusunda somut örnekler çarpıcıdır: 'Yönetim Kurulu Üyesi İ.Ç. 2023 yılında görev süresince yapılan 20 adet toplantının hiçbirine katılmamasına karşın tamamı için huzur hakkı almıştır. Yine M.U yapılan 22 adet toplantının hiçbirine katılmamasına karşın tamamı için huzur hakkı almıştır.' Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin bir kararı bu durumu doğrudan destekler: 'davaya konu dönem içerisinde yönetim sorumluluğu ve temsil yetkisi bulunmayan ve yönetim kurulu toplantısına katılmamış olan davacının huzur hakkı alacağı bulunduğunun kabulü mümkün bulunmadığını' ifade etmiştir. Şirketin savunması ise huzur hakkının 'toplantı günü başına' değil, üyenin genel sorumluluk ve riskleri karşılığı ödendiği, yeni TTK'nın eski 'her toplantı günü için bir ücret verilir' ifadesini kaldırdığı yönündedir; ancak bu savunma, üyenin hiçbir toplantıya katılmama durumunu değil, huzur hakkının hesaplanma yöntemini (günlük mü, aylık net mi) tartışmaktadır.
Analiz: (1) Şirketin savunmasındaki mantık hatası şuradadır: huzur hakkının aylık/yıllık sabit bir tutar olarak belirlenebilmesi (toplantı başına hesaplanmaması), üyenin hiç katılmadığı bir dönem için de bu hakkı kazanacağı anlamına gelmez, sabit ücretlendirme yöntemi, asgari bir katılım beklentisini ortadan kaldırmaz, sadece hesaplama biçimini (günlük yerine dönemsel) değiştirir. (2) '20 toplantının hiçbirine katılmama' ve '22 toplantının hiçbirine katılmama' gibi %100'lük bir devamsızlık oranı, bu üyelerin o yıl boyunca fiilen hiçbir yönetim kararına katkıda bulunmadığını gösterir, bu, ara sıra bir toplantıyı kaçırmaktan çok farklı, yönetim görevinin fiilen hiç icra edilmediği bir durumdur. (3) Bu bulgu, genel kurulun devredilemez yetkilerine ilişkin kararların temsilciye talimatsız bırakılması bulgusuyla (bkz. genel-kurulu-temsile-giden-kisiye-talimat-verilmemesi) aynı geniş kategoriye (şirket yönetişiminde biçimsel görev ile fiili katılım arasındaki kopukluk) girer: ikisinde de bir kişi resmi bir unvan/yetki taşırken, bu unvanın gerektirdiği fiili katılımı göstermemektedir. (4) Yargıtay içtihadının doğrudan bu konuda (temsil yetkisi olmayan ve toplantıya katılmayan üyenin huzur hakkı talep edemeyeceği) bir karar vermiş olması, bu meselenin salt bir yorum farkı değil, yerleşik bir hukuki ilke olduğunu gösterir.
Yapılacaklar:
1. Şirket esas sözleşmesine veya genel kurul kararına, huzur hakkının yalnızca fiilen katılınan toplantılar için ödeneceğini açıkça yazan bir hüküm ekleyin.
2. Yönetim kurulu toplantı katılım kayıtlarını (yoklama/imza listesi) düzenli tutup, huzur hakkı ödemelerini bu kayıtla çapraz kontrol eden bir süreç kurun.
3. 2023 yılında hiç katılınmayan toplantılar için ödenen huzur haklarının Yargıtay içtihadı doğrultusunda geri istenmesini hukuk birimiyle değerlendirin.
4. Sürekli devamsızlık gösteren yönetim kurulu üyeleri için, atamayı yapan meclise/genel kurula durumu raporlayarak görevden alma sürecini gündeme getirin.
Uygulama önerisi: Huzur hakkı, bir unvanın taşınmasının değil, o unvanın gerektirdiği yönetim fonksiyonunun fiilen (toplantılara katılarak) icra edilmesinin karşılığıdır. Denetçinin ölçüsü nettir: bir yönetim kurulu üyesi, hiç katılmadığı toplantılar için huzur hakkı talep edemez, Yargıtay içtihadı ve Kanun'un yönetim fonksiyonu tanımı, bu hakkın fiili katılıma bağlı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Bu sorunun cevabı üyelerimize özeldir
Uzmanlarımızın verdiği cevabın tamamını görüntülemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üyelik ücretsizdir.