Sorulan sorular ve cevaplardan gerekli görülenler sitemizde yayınlanmaktadır.
Soru Cevap Platformundaki Cevapları Sadece Üye Olan Abonelerimizin Görmesine İzin Verilmektedir.
Soru-Cevap Platformunda yer alan sorular ve cevapları herhangi bir şekilde kopyalanamaz, kaynak belirtmek kaydıyla başka yerlerde yayınlanabilir. Alıntı yapılması durumunda durumu mail olarak tarafımıza bildirilmesi gerekmektedir.
Soru gönderme platformu üzerinden gönderilen gerçeği yansıtmayan üyelikler yapılması yasaktır. Gerekli görülmesi durumunda teyit edilebilecektir. Gerçek dışı yapılan üyeliklerin tespit edilmesi durumunda üyelikleri sistemden silinecektir. Bu durumlardan dolayı Derneğimiz sorumlu değildir.
Derneğimiz bir şikayet mercii olmadığı için kurumları şikayet içerikli sorular cevaplandırılmamaktadır.
Soru cevap platformunda sorulara verilen cevaplar ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda ilgili soruyu cevaplandıranın görüşü ve kanaatini içermekte olup, resmi bir niteliği bulunmamaktadır. Bu anlamda Derneğimizin yasal olarak sorumluluğu bulunmadığını bilmenizi ve bu çerçeve de sorularınızın gönderilmesi gerekmektedir.
Soru Cevap Platformu tamamen ücretsizdir. Bu çerçevede Derneğimiz uzmanların soruyu cevaplama ya da soruya hemen cevap verme garantisi içermemektedir. Derneğimiz uzmanlarının müsaitliği doğrultusunda sorulan soruların tamamı cevaplandırılacaktır.
Derneğimiz uzmanlık alanları dışından gelen sorulara cevap verilmeyecektir. Derneğimiz uzmanları alanları web sitemizde yayınlanan eğitim konularından ibarettir.
Soru Cevap Platformumuzdan gönderilen tüm soruların doğru anlaşılabilmesi için yazım kurallarını uyulmalı, anlatım bozukluğu içerek şekilde sorulmamalıdır. Sorunun tam olarak ne olduğunun anlaşılamaması durumunda soruya cevap verilmeyecektir.
Cevap verilen soruların cevaplama tarihinden sonra konuyla ilgili mevzuat değişikli olabileceğinden sorulara verilen cevapların, cevaplanma tarihi dikkate alınmalıdır.
Belediye, elektrik ve doğalgaz için "güvence bedeli" öderse bu kamu kaynağının rehin tutulması mıdır?
1 yıl önce 2.716 görüntülenme Mali Yönetim, Muhasebe ve Bütçe Cevaplandı
Soru
Belediyemiz, elektrik ve doğalgaz aboneliklerinde dağıtım/tedarik şirketlerine 'güvence bedeli' adı altında depozito ödüyor; son beş yılda bu kalemde toplam 3 milyon TL'yi aşkın ödeme yapılmış. Ancak belediyemizin bu şirketlere hiç borcu yok ve tüm faturaları düzenli ödeniyor. Bu uygulama Sayıştay denetiminde nasıl değerlendirilir?
Bu, güvence bedelinin var olma amacının (ödeme yapmama riskine karşı teminat) kamu idareleri için zaten fiilen mümkün olmadığı halde, bu bedelin yine de rutin olarak ödenmeye devam edildiği ve bunun kamu kaynağını süresiz olarak özel şirketlerin elinde dondurduğu bir bulgudur.
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 19'uncu maddesi ve Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 39'uncu maddesi, tedarikçi/dağıtım şirketinin tüketicinin ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeme riskine karşı güvence bedeli talep edebileceğini düzenler, ancak her iki Yönetmelik de bunu zorunlu kılmaz; güvence bedelinin alınıp alınmayacağı ve koşulları taraflar arasındaki ikili sözleşmeye bırakılmıştır. Buradaki kilit nokta, güvence bedelinin amacının ödememe riskini karşılamak olmasıdır, bu riskin gerçekten var olup olmadığı, bedelin alınmasının gerekip gerekmediğini belirler.
Bir Sayıştay bulgusunda bu riskin kamu idareleri için zaten fiilen bulunmadığı vurgulanır: 'Yapılan ikili anlaşmalarda taraflardan birinin kamu tüzel kişiliği olduğu düşünüldüğünde, kamu tüzel kişiliği tarafından ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi gibi bir riskin de söz konusu olmayacağı açıktır. Şöyle ki, kamu kurumlarında bir giderin gerçekleştirilmesi ve hak sahiplerine ödenmesi 5018 sayılı Kanun hükümleriyle zaten güvence altına alınmıştır.' Somut mali etki de büyüktür: 'İdare tarafından son beş yıl içinde elektrik alımları için 2.847.215,36 TL doğalgaz alımları için 471.382,94 TL olmak üzere toplamda 3.318.598,30 TL kamu kaynağı "güvence bedeli" adı altında ilgili şirketlere ödenmiş olup aynı tutarın kamu yararına kullanımı kısıtlanmış bulunmaktadır.' Sayıştay'ın nitelendirmesi çarpıcıdır: 'kamu kurumlarından güvence bedeli alınması, kamu kaynağının süresiz olarak özel hukuk alanında rehin tutulmasına neden olmaktadır.' İdarenin cevabı kısmi bir kabul içerir: genel aydınlatma giderleri kapsamındaki güvence bedellerinin geri alınacağı belirtilmiş, ancak diğer ödemelerin 'mevzuattan kaynaklanan zorunluluk' olduğu iddia edilmiştir, Sayıştay bu iddiayı reddeder, çünkü mevzuat güvence bedelini zorunlu kılmamaktadır.
Analiz: (1) Bu bulgunun özü, bir güvencenin iki kez alınmasıdır: kamu idarelerinin ödeme garantisi zaten 5018 sayılı Kanun'un bütçe/ödenek disiplini ile sağlanmışken, aynı garantiyi bir de özel şirkete parasal depozito olarak vermek, aynı riski iki farklı mekanizmayla (biri hukuki-kurumsal, diğeri mali) karşılamaya çalışmaktır, ikincisi gereksizdir ve maliyetlidir. (2) '3 milyon TL'lik kaynağın kamu yararına kullanımının kısıtlanması' ifadesi, bu paranın kayıp değil dondurulmuş olduğunu gösterir; belediye bu parayı geri alabilir ama alana kadar başka hiçbir amaç için kullanamaz, bu, faizsiz bir kredi vermek gibidir, şirkete. (3) İdarenin 'mevzuattan kaynaklanan zorunluluk' savunması, güvence bedelinin yönetmelikte isteğe bağlı (tedarikçinin talep edebileceği, zorunlu olmayan) bir düzenleme olduğu gerçeğiyle çelişir, idare muhtemelen tedarikçinin standart sözleşme şartını sorgulamadan kabul etmiş, bunu 'zorunluluk' olarak yanlış yorumlamıştır. (4) Bu bulgu, tahsis edilen kentsel dönüşüm ödeneğinin amaç dışı kullanılmasıyla ters yönlü bir mantık taşır (bkz. kentsel-donusum-odeneginin-amac-disi-kullanilmasi): orada idare elindeki parayı yanlış yere harcamış, burada ise gereksiz yere kendi parasını başkasının elinde tutmaya devam etmiştir, ikisi de kamu kaynağının doğru yerde olmamasından kaynaklanan bir verimsizliktir.
Yapılacaklar:
1. Mevcut tüm elektrik/doğalgaz aboneliklerinde ödenen güvence bedellerini tespit edip, dağıtım/tedarik şirketleriyle görüşerek bu bedellerin iadesini talep edin.
2. Yeni abonelik sözleşmelerinde, kamu idaresi olarak ödeme riskinin bulunmadığını (5018 sayılı Kanun'a atıfla) belirterek güvence bedeli talep edilmemesini müzakere edin.
3. Mali Hizmetler biriminde, yeni bir sözleşme/abonelik sürecine girmeden önce standart şartların (güvence bedeli gibi) kamu idaresi için gerekli olup olmadığını sorgulayan bir ön kontrol adımı ekleyin.
4. Geri alınan güvence bedellerini ilgili muhasebe hesaplarında doğru şekilde izleyip, bu tutarların tekrar aynı amaçla kullanılmamasını sağlayın.
Uygulama önerisi: Güvence bedeli, tedarikçinin ödeme riskine karşı isteğe bağlı bir teminat olup, kamu idarelerinin ödeme yükümlülüğü zaten 5018 sayılı Kanun'la güvence altına alındığından bu risk kamu idareleri için fiilen mevcut değildir. Denetçinin ölçüsü nettir: kamu idareleri, elektrik ve doğalgaz gibi süreklilik arz eden alımlarda mevzuatın zorunlu kılmadığı güvence bedelini ödememeli, mevcut ödemelerin iadesini talep etmeli ve kamu kaynağının özel şirketlerde gereksiz yere bloke edilmesine son vermelidir.
Bu sorunun cevabı üyelerimize özeldir
Uzmanlarımızın verdiği cevabın tamamını görüntülemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üyelik ücretsizdir.