Belediyeye ait 138 ofis derneklere tahsis edilip elektrik-su faturaları belediyeden ödenirse bu mevzuata uygun mu?
3 yıl önce 2.560 görüntülenme Sosyal Yardım, Dernek ve Vakıf İlişkileri Cevaplandı
Soru
Belediyemiz merkezinde bulunan 150 ofisten 138'ini çeşitli sivil toplum kuruluşlarına (derneklere) tahsis ettik; sadece 12 ofis belediyenin kendi kullanımında. Ortak sayaç olduğu için tüm binanın elektrik ve su faturalarını belediye bütçesinden ödüyoruz. Bu uygulama Sayıştay denetiminde nasıl değerlendirilir?
Bu, taşınmaz tahsisi yetkisinin yalnızca kamu kurum ve kuruluşlarıyla sınırlı olduğu, dernek/vakıf gibi sivil toplum kuruluşlarının bu yetkinin kapsamı dışında bırakıldığı hükmünün, 'sivil toplum işbirliği' söylemi altında fiilen aşıldığı bir bulgudur.
5018 sayılı Kanun'un 47'nci maddesi, kamu idarelerinin taşınmazlarını birbirlerine ve köy tüzel kişiliklerine bedelsiz tahsis edebileceğini düzenler, yani tahsisin muhatabı baştan kamusal bir yapı ile sınırlıdır. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 75'inci maddesinin (d) bendi bunu belediyeler için somutlaştırır: belediyeler taşınmazlarını asli görev ve hizmetlerinde kullanılmak üzere mahalli idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına devredebilir veya en fazla 25 yıllığına tahsis edebilir. Aynı maddenin son fıkrası ayrıca, 5018 sayılı Kanun'un 29'uncu maddesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 10'uncu maddesinin (genel olarak kamu idarelerine dernek/vakıflara yardım ve işbirliği imkanı tanıyan hükümler) belediyeler için uygulanamayacağını açıkça belirtir. 18'inci maddenin (e) bendi ise tahsis kararının belediye meclisinin yetkisinde olduğunu teyit eder. Bu üç hükmün birleşimi net bir sonuç doğurur: belediyeler meclis kararıyla taşınmazlarını ancak kamu kurum ve kuruluşlarına tahsis edebilir; dernek, vakıf ya da meslek kuruluşlarına taşınmaz tahsisi yapamaz.
Bir Sayıştay bulgusunda ölçek çarpıcıdır: 'mülkiyeti Kamu İdaresine ait olan merkezde bulunan ofislerin 138 adedinin derneklere tahsis edildiği, yalnızca 12 adet ofisin idarenin kullanımında olduğu, merkeze ait tek bir sayaç bulunduğundan elektrik ve su faturalarının idare tarafından ödendiği tespit edilmiştir. Ayrıca 1 adet taşınmazın da... meclis kararı ile bir derneğe tahsis edildiği tespit edilmiştir.' İdarenin savunması, bunun 'tahsis' değil bir sivil toplum-inovasyon merkezi (ASSİM) kapsamında kura ile yerleştirme ve işbirliği protokolü olduğu yönündedir; ortak alan giderlerinin de kuruluşlardan tahsil edildiği belirtilmiştir. Ancak Sayıştay bu savunmayı kabul etmez: '5393 sayılı Kanun'un 75'inci maddesinin... (c) ve (d) bentlerinde, belediyelerin sivil toplum kuruluşları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilecekleri ifade edilmekle beraber taşınmaz tahsisi hakkında herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Aksine taşınmaz tahsisinin sadece kamu kurum ve kuruluşları arasında gerçekleştirilebileceği açıkça ifade edilmiştir.'
Analiz: (1) İdarenin 'tahsis değil kura ile yerleştirme' savunması, bir belediyenin 150 ofisten 138'inin fiilen sivil toplum kuruluşlarının sürekli kullanımında olduğu ve bu kullanımın kira sözleşmesi (belirli süreli, bedelli, karşılıklı yükümlülükleri net bir hukuki ilişki) olmadığı gerçeğini değiştirmez, isim değişikliği (tahsis yerine 'yerleştirme'), fiilen aynı sonucu (kamu taşınmazının sivil toplum kuruluşu tarafından süreklilik arz eden kullanımı) doğurur. (2) Elektrik/su faturalarının belediye bütçesinden ödenmesi, sadece hukuki bir tanımlama sorunu değil, doğrudan mali bir yük yaratır: 138 ofisin enerji/su tüketimi, kamu bütçesinden sivil toplum kuruluşlarına aktarılan dolaylı bir sübvansiyona dönüşür. (3) Bir taşınmazın 04.04.2022 tarihli meclis kararıyla bir derneğe tahsis edilmiş olması özellikle önemlidir: burada 'kura' veya 'protokol' savunması bile geçerli değildir, çünkü işlem açıkça 'tahsis' olarak adlandırılıp meclis kararına bağlanmıştır, bu, idarenin taşınmaz tahsisinin sadece kamu kurumlarına yapılabileceğini bilmediğini veya gözden kaçırdığını gösterir. (4) Bu bulgu, belediye şirketine kefalet verilmesiyle benzer bir mantık taşır (bkz. buyuksehir-belediyesi-kendi-sirketine-kredi-kefaleti-vermesi): ikisinde de meclis kararı, kanunun izin vermediği bir işlemi (kefalet, dernek tahsisi) meşrulaştırmaya çalışmıştır, meclis kararı, kanunun çizdiği yetki sınırının dışına çıkamaz.
Yapılacaklar:
1. Derneklere fiilen tahsis edilmiş/yerleştirilmiş 138 ofisin hukuki durumunu gözden geçirip, mevzuata uygun bir çerçeveye (örneğin bedelli kiralama, ilgili mevzuata uygun bir işbirliği protokolü) oturtun veya kullanımı sonlandırın.
2. 04.04.2022 tarihli meclis kararıyla yapılan dernek tahsisini, 5393 sayılı Kanun'un 75'inci maddesine aykırılığı nedeniyle iptal edip taşınmazı belediye kullanımına veya mevzuata uygun bir düzenlemeye geri alın.
3. Ortak sayaçtan kaynaklanan elektrik/su giderlerini, kullanım oranına göre gerçek zamanlı olarak ilgili kuruluşlardan tahsil edecek bir mekanizma (ayrı sayaç veya ölçülü katılım payı) kurun.
4. Belediyenin sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkilerini, taşınmaz tahsisi yerine mevzuatın izin verdiği ortak hizmet projesi/işbirliği protokolü çerçevesinde yeniden yapılandırın.
Uygulama önerisi: Belediyelerin taşınmaz tahsis yetkisi, mevzuatta bilinçli olarak kamu kurum ve kuruluşlarıyla sınırlandırılmıştır; bu sınırlama 'kura', 'işbirliği merkezi' gibi farklı isimlerle adlandırılan fiilen aynı sonuçlu düzenlemelerle aşılamaz. Denetçinin ölçüsü nettir: belediye taşınmazları ancak kamu kurum ve kuruluşlarına tahsis edilebilir, dernek, vakıf veya meslek kuruluşlarına yapılan her türlü sürekli ve bedelsiz/az bedelli kullandırma, adı ne olursa olsun bu yasağı ihlal eder.
Bu sorunun cevabı üyelerimize özeldir
Uzmanlarımızın verdiği cevabın tamamını görüntülemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üyelik ücretsizdir.