Sorulan sorular ve cevaplardan gerekli görülenler sitemizde yayınlanmaktadır.
Soru Cevap Platformundaki Cevapları Sadece Üye Olan Abonelerimizin Görmesine İzin Verilmektedir.
Soru-Cevap Platformunda yer alan sorular ve cevapları herhangi bir şekilde kopyalanamaz, kaynak belirtmek kaydıyla başka yerlerde yayınlanabilir. Alıntı yapılması durumunda durumu mail olarak tarafımıza bildirilmesi gerekmektedir.
Soru gönderme platformu üzerinden gönderilen gerçeği yansıtmayan üyelikler yapılması yasaktır. Gerekli görülmesi durumunda teyit edilebilecektir. Gerçek dışı yapılan üyeliklerin tespit edilmesi durumunda üyelikleri sistemden silinecektir. Bu durumlardan dolayı Derneğimiz sorumlu değildir.
Derneğimiz bir şikayet mercii olmadığı için kurumları şikayet içerikli sorular cevaplandırılmamaktadır.
Soru cevap platformunda sorulara verilen cevaplar ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda ilgili soruyu cevaplandıranın görüşü ve kanaatini içermekte olup, resmi bir niteliği bulunmamaktadır. Bu anlamda Derneğimizin yasal olarak sorumluluğu bulunmadığını bilmenizi ve bu çerçeve de sorularınızın gönderilmesi gerekmektedir.
Soru Cevap Platformu tamamen ücretsizdir. Bu çerçevede Derneğimiz uzmanların soruyu cevaplama ya da soruya hemen cevap verme garantisi içermemektedir. Derneğimiz uzmanlarının müsaitliği doğrultusunda sorulan soruların tamamı cevaplandırılacaktır.
Derneğimiz uzmanlık alanları dışından gelen sorulara cevap verilmeyecektir. Derneğimiz uzmanları alanları web sitemizde yayınlanan eğitim konularından ibarettir.
Soru Cevap Platformumuzdan gönderilen tüm soruların doğru anlaşılabilmesi için yazım kurallarını uyulmalı, anlatım bozukluğu içerek şekilde sorulmamalıdır. Sorunun tam olarak ne olduğunun anlaşılamaması durumunda soruya cevap verilmeyecektir.
Cevap verilen soruların cevaplama tarihinden sonra konuyla ilgili mevzuat değişikli olabileceğinden sorulara verilen cevapların, cevaplanma tarihi dikkate alınmalıdır.
Belediye Şirketinde Yönetim Kurulu Üyelerinin Huzur Hakkını Kendi Kararıyla Belirlemesi Mümkün müdür?
2 yıl önce 3.668 görüntülenme Belediye Şirketleri ve İştirakler Cevaplandı
Soru
Belediyemizin iştiraki olan şirkette yönetim kurulu, kendi üyelerine ödenecek huzur hakkı tutarını yine kendi kararıyla belirliyor; genel kurula hiç götürülmüyor. Bu uygulama mevzuata uygun mu, yoksa bu tutarların mutlaka genel kurul tarafından mı belirlenmesi gerekiyor?
Hayır, bu uygulama mevzuata aykırıdır ve tam olarak bu konuda Sayıştay tarafından tespit edilmiş, tekrar eden bir bulgu türüdür. Bir belediye şirketinde yapılan denetimde şu tespite yer verilmiştir: "Şirketin yönetim kurulu üyelerine ödenmesi gereken huzur hakkı ve sair mali hakların mevzuat hükümleri çerçevesinde genel kurul kararı ile belirlenmesi gerekmektedir." Bulgunun başlığı da meseleyi özetler: "Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Mali Haklarının Genel Kurul Kararı ile Belirlenmesi Gerekirken Yönetim Kurulu Kararı ile Belirlenmesi."
Benzer bir bulguda hukuki dayanak açıkça yazılmıştır: "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 'V- Yönetim Kurulu Üyelerinin Mali Hakları' başlıklı 394'üncü maddesinde; Yönetim Kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı… ödenebileceği" hükme bağlanmıştır. Yani kanun, huzur hakkının kaynağını açıkça iki seçenekle sınırlamıştır: esas sözleşme veya genel kurul kararı. Yönetim kurulunun kendi kararıyla kendi ücretini belirlemesi bu iki seçenekten hiçbirine girmez.
Analiz:
1) Bu düzenlemenin arkasındaki mantık çıkar çatışmasının (self-dealing) önlenmesidir. Bir organın, kendi üyelerine ödenecek ücreti yine kendisinin belirlemesi, şirketler hukukunun temel prensiplerinden birine (kimse kendi davasının hakimi olamaz) doğrudan aykırıdır. TTK bu yüzden mali hakların belirlenmesini, yönetim kurulunun dışında ve şirketin tüm ortaklarını temsil eden genel kurula bırakmıştır.
2) Belediye şirketlerinde bu kural daha da kritiktir, çünkü genel kurul çoğu zaman belediye başkanı veya onun temsilcisi/belediye meclis üyeleri aracılığıyla kamuyu temsil eder. Yönetim kurulunun bu onayı atlaması, sadece bir şirketler hukuku ihlali değil, kamu kaynağının (şirket sermayesi/geliri kamu belediyesine ait olduğu için) kontrolsüz kullanımı anlamına gelir.
3) Bulgunun "Diğer Bulgular" grubunda ve kurumun kendisinin de itiraz etmeden kabul ettiği bir tespit olması önemlidir, ilgili şirket bulguya iştirak etmiş ve mevzuat hükümlerine uyulacağını belirtmiştir. Bu, konunun tartışmalı bir yorum farkı değil, teknik ve tartışmasız bir usul eksikliği olduğunu gösterir.
4) Pratikte bu ihlal genellikle şirket esas sözleşmesindeki boşluktan doğar: esas sözleşmede huzur hakkı belirleme yetkisi genel kurula bırakılmamışsa veya sabit bir tutar/formül yazılmamışsa, yönetim kurulu fiilen bu boşluğu kendi kararıyla dolduruverir, bu, esas sözleşmenin gözden geçirilmesi gereken bir eksikliktir, sadece "kararı düzeltmekle" kalıcı çözülmez.
Yapılacaklar:
1. Şirketin esas sözleşmesini kontrol edin: huzur hakkı/ücretin genel kurul kararıyla belirleneceğine dair açık bir madde var mı? Yoksa esas sözleşme tadili gündeme alınmalı.
2. Cari yılda yönetim kurulu kararıyla belirlenmiş ve ödenmiş huzur haklarını, bir sonraki genel kurul gündemine "yönetim kurulu üyelerinin mali haklarının onaylanması/belirlenmesi" maddesi olarak koyun.
3. Bundan sonraki her yıl için huzur hakkı tutarını, yıl başında yapılacak (veya şirketin olağan) genel kurulda ayrı bir madde olarak karara bağlayın; yönetim kurulu kararı bu konuda yeterli değildir.
4. Belediyenin şirketler koordinasyon biriminiz varsa, iştirak olduğunuz tüm şirketlerin esas sözleşmelerini bu madde açısından tarayın, TRABEL örneğinde olduğu gibi bu, tek bir şirkete özgü değil, belediye şirketlerinde sık rastlanan bir usul hatasıdır.
5. Genel kurul kararının, karar defterine ve varsa Ticaret Sicili bildirimine düzgün yansıtıldığından emin olun; sadece toplantıda sözlü onay yeterli değildir.
Uygulama önerisi: Bu tür bulgularda idarenin/şirketin çoğunlukla bulguya katılıp "mevzuata uyulacağı" taahhüdüyle kapatması, meselenin karmaşık değil sadece unutulmuş bir usul adımı olduğunu gösterir. Sizin için de en hızlı düzeltme, bir sonraki genel kurul gündemine bu maddeyi eklemek ve esas sözleşmede kalıcı bir hüküm oluşturmaktır. Sayıştay'ın ve TTK'nin ölçüsü nettir: yönetim kurulu üyelerine ödenecek huzur hakkı ve sair mali haklar, ancak esas sözleşme veya genel kurul kararıyla belirlenebilir, yönetim kurulu bu tutarı kendi kararıyla tayin edemez.
Bu sorunun cevabı üyelerimize özeldir
Uzmanlarımızın verdiği cevabın tamamını görüntülemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üyelik ücretsizdir.