Sorulan sorular ve cevaplardan gerekli görülenler sitemizde yayınlanmaktadır.
Soru Cevap Platformundaki Cevapları Sadece Üye Olan Abonelerimizin Görmesine İzin Verilmektedir.
Soru-Cevap Platformunda yer alan sorular ve cevapları herhangi bir şekilde kopyalanamaz, kaynak belirtmek kaydıyla başka yerlerde yayınlanabilir. Alıntı yapılması durumunda durumu mail olarak tarafımıza bildirilmesi gerekmektedir.
Soru gönderme platformu üzerinden gönderilen gerçeği yansıtmayan üyelikler yapılması yasaktır. Gerekli görülmesi durumunda teyit edilebilecektir. Gerçek dışı yapılan üyeliklerin tespit edilmesi durumunda üyelikleri sistemden silinecektir. Bu durumlardan dolayı Derneğimiz sorumlu değildir.
Derneğimiz bir şikayet mercii olmadığı için kurumları şikayet içerikli sorular cevaplandırılmamaktadır.
Soru cevap platformunda sorulara verilen cevaplar ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda ilgili soruyu cevaplandıranın görüşü ve kanaatini içermekte olup, resmi bir niteliği bulunmamaktadır. Bu anlamda Derneğimizin yasal olarak sorumluluğu bulunmadığını bilmenizi ve bu çerçeve de sorularınızın gönderilmesi gerekmektedir.
Soru Cevap Platformu tamamen ücretsizdir. Bu çerçevede Derneğimiz uzmanların soruyu cevaplama ya da soruya hemen cevap verme garantisi içermemektedir. Derneğimiz uzmanlarının müsaitliği doğrultusunda sorulan soruların tamamı cevaplandırılacaktır.
Derneğimiz uzmanlık alanları dışından gelen sorulara cevap verilmeyecektir. Derneğimiz uzmanları alanları web sitemizde yayınlanan eğitim konularından ibarettir.
Soru Cevap Platformumuzdan gönderilen tüm soruların doğru anlaşılabilmesi için yazım kurallarını uyulmalı, anlatım bozukluğu içerek şekilde sorulmamalıdır. Sorunun tam olarak ne olduğunun anlaşılamaması durumunda soruya cevap verilmeyecektir.
Cevap verilen soruların cevaplama tarihinden sonra konuyla ilgili mevzuat değişikli olabileceğinden sorulara verilen cevapların, cevaplanma tarihi dikkate alınmalıdır.
Belediye sorumlu sıfatıyla kestiği vergiyi vergi dairesine göndermeyip elinde tutarsa ne olur?
2 yıl önce 8.323 görüntülenme Vergi, Harç ve Belediye Gelirleri Cevaplandı
Soru
Belediyemiz, çeşitli ödemelerden sorumlu sıfatıyla kestiği vergileri (stopaj/tevkifat) tahsil ediyor ama bunları süresi içinde Gelir İdaresi Başkanlığı'na göndermiyor, yıl sonunda birikmiş büyük bir vergi borcumuz oluşuyor. Bu durum Sayıştay denetiminde nasıl değerlendirilir?
Bu, belediyenin kendi parası olmayan, sadece emanet olarak elinde tuttuğu bir tutarın (üçüncü kişilerin vergisi) devlete zamanında aktarılmaması nedeniyle, hem hukuka aykırılık hem de büyüyen bir mali yük oluşturduğu bir bulgudur.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8'inci maddesi, vergi sorumlusunu 'verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişi' olarak tanımlar ve sonraki maddelerdeki 'mükellef' ifadesinin vergi sorumlularını da kapsadığını belirtir. 11'inci madde ise bu sorumluluğu netleştirir: yaptıkları ödemelerden vergi kesmekle yükümlü olanlar, 'verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten sorumlu' olur. Belediyeler, karşı tarafın (yüklenici, personel, kira geliri sahibi vb.) vergisini istihkaktan keserek, o kişi adına vergi dairesine ödemekle yükümlüdür, bu mekanizmanın amacı, devletin vergi alacağını güvence altına almaktır; belediye burada sadece bir aracıdır, kestiği para kendi geliri değildir.
Bir Sayıştay bulgusunda tespit edilen tutar, sorunun büyüklüğünü gösterir: 'İdarenin, hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde, 2024 yıl sonu itibari ile Gelir İdaresi Başkanlığına 221.979.564,05 TL tutarında ödenmesi gereken vergi borcu bulunduğu görülmüştür.' Sayıştay'ın uyarısı doğrudan mali sonuca işaret eder: 'Zamanında ve tam ödenmeyen tutarlar için katlanılacak gecikme zamları ve vergi ziyaı da İdare giderlerinin mevzuata aykırı bir şekilde artmasına neden olacaktır.' İdare bulguya iştirak ederek düzeltici işlemlere başlanacağını bildirmiştir.
Analiz: (1) 222,0 milyon TL'lik bu tutar, belediyenin kendi bütçesinden çıkan bir gider değil, zaten kesilmiş ve üçüncü kişiler adına devlete gitmesi gereken bir tutardır, bu nedenle sorun bir 'harcama önceliklendirmesi' değil, doğrudan bir yasal yükümlülüğün ertelenmesidir; belediye bu parayı kendi nakit ihtiyacı için (bilerek veya zorunluluktan) alıkoymuş olabilir. (2) 'Gecikme zammı ve vergi ziyaı' ikilisi, bu ertelemenin maliyetsiz olmadığını gösterir: gecikme zammı zaman geçtikçe büyüyen bir faiz niteliğindeyken, vergi ziyaı cezası ayrıca bir yaptırımdır, yani belirli bir noktadan sonra bu 222,0 milyon TL'lik borç, üzerine binen cezalarla birlikte çok daha büyük bir rakama dönüşecektir. (3) Bu bulgu, tahsisli kentsel dönüşüm ödeneğinin kredi borcu ve fatura ödemesinde kullanılmasıyla aynı kök soruna işaret eder (bkz. kentsel-donusum-odeneginin-amac-disi-kullanilmasi): ikisinde de idare, amacı belirli/başkasına ait bir kaynağı, kendi anlık nakit ihtiyacını karşılamak için kullanmıştır, burada 'başkası' devletin kendisidir. (4) İzleme durumunun raporda ayrıca not edilmesi (bu tür bulguların bir önceki yıl da tekrarlanıp tekrarlanmadığının izlenmesi), böylesine büyük bir tutarın tek yıllık bir kaza olmadığını, süregelen bir nakit yönetimi sorununu yansıttığını düşündürür.
Yapılacaklar:
1. Gelir İdaresi Başkanlığı'na olan 221.979.564,05 TL'lik vergi borcunu, gecikme zammının büyümesini durdurmak için mümkün olan en kısa sürede ödeme planına bağlayın.
2. Sorumlu sıfatıyla kesilen her vergi kesintisinin, tahsil edildiği anda ayrı bir emanet hesabında izlenip kanuni beyan/ödeme süresi içinde vergi dairesine aktarılmasını sağlayan bir süreç kurun.
3. Mali Hizmetler biriminde, vergi sorumlusu sıfatıyla yapılan kesintilerin toplam tutarını ve ödeme durumunu aylık olarak izleyen bir kontrol panosu oluşturun.
4. İdarenin genel nakit yönetimini, üçüncü kişilere ait bu tür emanet nitelikli tutarlara asla dokunulmayacak şekilde yeniden yapılandırın.
Uygulama önerisi: Sorumlu sıfatıyla kesilen bir vergi, belediyenin kendi geliri değil, devlete ait ve devlete zamanında ulaştırılması gereken emanet bir tutardır; bu tutarın elde tutulması, hem hukuka aykırıdır hem de gecikme zammı ve vergi ziyaı cezasıyla katlanarak büyüyen bir mali yüke dönüşür. Denetçinin ölçüsü nettir: sorumlu sıfatıyla kesilen her vergi, kanuni süresi içinde eksiksiz olarak Gelir İdaresi Başkanlığı'na aktarılmak zorundadır, bu aktarımın gecikmesi, idarenin giderlerini mevzuata aykırı şekilde artıran, tamamen önlenebilir bir kayıptır.
Bu sorunun cevabı üyelerimize özeldir
Uzmanlarımızın verdiği cevabın tamamını görüntülemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üyelik ücretsizdir.