Sorulan sorular ve cevaplardan gerekli görülenler sitemizde yayınlanmaktadır.
Soru Cevap Platformundaki Cevapları Sadece Üye Olan Abonelerimizin Görmesine İzin Verilmektedir.
Soru-Cevap Platformunda yer alan sorular ve cevapları herhangi bir şekilde kopyalanamaz, kaynak belirtmek kaydıyla başka yerlerde yayınlanabilir. Alıntı yapılması durumunda durumu mail olarak tarafımıza bildirilmesi gerekmektedir.
Soru gönderme platformu üzerinden gönderilen gerçeği yansıtmayan üyelikler yapılması yasaktır. Gerekli görülmesi durumunda teyit edilebilecektir. Gerçek dışı yapılan üyeliklerin tespit edilmesi durumunda üyelikleri sistemden silinecektir. Bu durumlardan dolayı Derneğimiz sorumlu değildir.
Derneğimiz bir şikayet mercii olmadığı için kurumları şikayet içerikli sorular cevaplandırılmamaktadır.
Soru cevap platformunda sorulara verilen cevaplar ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda ilgili soruyu cevaplandıranın görüşü ve kanaatini içermekte olup, resmi bir niteliği bulunmamaktadır. Bu anlamda Derneğimizin yasal olarak sorumluluğu bulunmadığını bilmenizi ve bu çerçeve de sorularınızın gönderilmesi gerekmektedir.
Soru Cevap Platformu tamamen ücretsizdir. Bu çerçevede Derneğimiz uzmanların soruyu cevaplama ya da soruya hemen cevap verme garantisi içermemektedir. Derneğimiz uzmanlarının müsaitliği doğrultusunda sorulan soruların tamamı cevaplandırılacaktır.
Derneğimiz uzmanlık alanları dışından gelen sorulara cevap verilmeyecektir. Derneğimiz uzmanları alanları web sitemizde yayınlanan eğitim konularından ibarettir.
Soru Cevap Platformumuzdan gönderilen tüm soruların doğru anlaşılabilmesi için yazım kurallarını uyulmalı, anlatım bozukluğu içerek şekilde sorulmamalıdır. Sorunun tam olarak ne olduğunun anlaşılamaması durumunda soruya cevap verilmeyecektir.
Cevap verilen soruların cevaplama tarihinden sonra konuyla ilgili mevzuat değişikli olabileceğinden sorulara verilen cevapların, cevaplanma tarihi dikkate alınmalıdır.
Kaybettiğimiz davanın vekalet ücretini biz mi üstlenmeliyiz, sorumlu memur mu?
2 yıl önce 3.735 görüntülenme Hukuki Süreç ve Usul Cevaplandı
Soru
Hocam merhaba. Belediyemiz aleyhine açılan birkaç davayı kaybettik; mahkeme kararı, icra masrafları, vekalet ücreti ve faizler bütçemizden ödendi. Denetim, bu tutarların sorumlu personele rücu edilmediğini bulgu yaptı. Ama davayı açan taraf zaten belediyeyi dava etmiş, bizim personelimizi değil, o zaman ödemeyi neden kurum değil de personel üstlensin?
Davanın kime karşı açıldığı ile ödenen paranın kimden geri alınacağı ayrı meselelerdir; kanun bilinçli olarak bu ikisini ayırmıştır, dava kuruma karşı açılır, ama zarara kusuruyla sebep olan personelden kurumun rücu hakkı saklıdır: 2024 denetiminde aynen, 'Dava sonucu ilam veya ilamsız takiplerde ödeme emri üzerine ödenen vekalet ücreti, yargılama gideri ve faiz giderlerinin sorumlulara rücu edilmediği görülmüştür.' Kanuni dayanak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.13'te açıkça kurulur: 'Kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil ilgili kurum aleyhine dava açarlar... Kurumun, genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkı saklıdır.' Yani vatandaş/şirket, doğrudan memuru değil kurumu dava eder, bu, mağdurun tazminatına hızlı ve güvenli erişimini sağlar; ama kurum ödemeyi yaptıktan sonra, zarara kusuruyla sebep olan personelden bu tutarı geri isteme hakkını saklı tutar (m.12: 'Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır.'). Denetimde somut örnekler verilmiştir: bir icra dosyasında 672.601,16 TL, başka bir dosyada 345.000,00 TL vekalet-faiz-harç, bir mahkeme kararında 19.124,35 TL ve bir idare mahkemesi kararında 29.682,70 TL ödendiği, ama bu tutarlar için 'sorumlular tarafından herhangi bir rücu işlemi yapılmadığı' tespit edilmiştir. İdarenin savunması ise sürecin 'usulüne uygun' yürütüldüğü yönündeydi; Sayıştay bu savunmayı yeterli görmemiş, sonucu nettir: 'ödeme yapılmış olup bu tutarlar ile ilgili ilgili sorumlularına rücu için gerekli işlemlerin yapılması gerekmektedir.'
Analiz: (1) 'Davalı kurum, sorumlu da kurum olsun' sezgisi; kanunun bilerek ayırdığı iki aşamayı birleştirir: kanun mağduru korumak için kurumu muhatap yapar (kurum ödeme gücü ve sürekliliği daha yüksektir), ama kurumu korumak için de personele rücu hakkını saklı tutar, bu iki mekanizma çelişmez, birbirini tamamlar: kurum önce öder (mağdur korunur), sonra kusuru olan personelden geri alır (kamu kaynağı korunur) (rucu-sorumluluk ve tasinir-kayip-tazmin dosylarının 'önce öde sonra geri al' sürümü: kurumun ödemesi, sorumlunun kusurunu ortadan kaldırmaz). (2) Rücu, otomatik değildir, ama bu, rücu yapılmayacağı anlamına da gelmez: kanun 'genel hükümlere göre' der, yani her olayda kusurun varlığı ve derecesi ayrıca tespit edilmelidir (memurun ihmali mi, yoksa öngörülemez bir hukuki yorum farkı mı?), ama bu tespit hiç yapılmamışsa, rücu hakkı kullanılmamış demektir; kurum bu incelemeyi atlayarak, aslında kusurlu olabilecek bir personeli sorgusuz koruma altına almış olur. (3) Dört ayrı dosyada tekrar eden aynı eksiklik; münferit bir unutkanlık değil, sistemik bir sürecin yokluğunu gösterir: denetimde tespit edilen dört farklı dava/icra dosyasının tamamında rücu işlemi yapılmamış olması, bunun tek seferlik bir ihmal değil, kurumda 'dava kaybedilince rücu değerlendirmesi yapılır' şeklinde işleyen bir sürecin hiç bulunmadığını gösterir. (4) Düzeltme; her kaybedilen dava/icra dosyası kapandığında, ödenen tutarın kusur kaynaklı olup olmadığının ayrıca incelenmesi ve kusur tespit edilirse rücu işleminin başlatılmasıdır.
Yapılacaklar: (1) Geçmiş dört dosya dahil, ödenen vekalet ücreti/yargılama gideri/faiz tutarları için kusur incelemesi yapılsın. (2) Kusuru tespit edilen sorumlulara karşı rücu işlemi başlatılsın. (3) Gelecekte her dava/icra sonucu için, dosya kapanmadan önce 'rücu değerlendirmesi yapıldı mı' kontrolü standart sürece eklensin. (4) Rücu edilmeyen durumlarda, gerekçesi (kusur bulunamadı vb.) belgelensin.
Uygulama önerisi: kaybedilen her davada tek soruluk kontrol uygulayın: 'bu zarara bir personelin kusuru mu, yoksa kurumun genel riski mi sebep oldu?' Kusur varsa rücu değerlendirmesi atlanmasın; ve denetçinin ölçüsü nettir: kurumun ödemesi mağduru korumak içindir, sorumlu personeli korumak için değil.
Bu sorunun cevabı üyelerimize özeldir
Uzmanlarımızın verdiği cevabın tamamını görüntülemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üyelik ücretsizdir.