MENÜ

Şanlıurfa - Gaziantep - Antakya Turu

1.GÜN : Şanlıurfa-Göbeklitepe-Balıklıgöl-Harran-Sıra Gecesi

Sabah 03:30 Ataköy Olimpiyat Evi (Sinan Erdem spor salonu önü), 03:45 Mecidiyeköy Divan oteli önü, 04:00 Kadıköy Evlendirme dairesi otoparkı önünden hareket ile 04.30 Sabiha Gökçen Havalimanın'da siz değerli konuklarımızla kültür rehberinizin buluşmasının ardından Pegasus 06:50 Şanlıurfa uçağıyla yaklaşık bir saat otuz dakikalık yolculuğun ardından Şanlıurfa Gap havalimanına ulaşıyoruz.Burada bizi bekleyen aracımıza binerek yöresel lezzetler ile harmanlanmış kahvaltımızı almamızın ardından ( ekstra ) Helenistik dönemin meşhur Edessa kenti olan ve Hristiyan resim sanatı üzerinde büyük etkisi olan kutsal mendil olayında önemli rolü olan Abgar Krallığı’nın başkenti olan Şanlıurfa’da ilk durağımız Şanlıurfa arkeoloji müzesi oluyor. Kentin Paleolitik dönemden İslam dönemine kadar olan tarihini görebileceğimiz müzede günümüzden 12 bin yıl öncesine tarihlenen ve Balıklıgöl Adamı olarak bilinen heykelden Harran’daki Sin tapınağına ait kitabeye kadar şehrin tarihini gözler önüne seren eserleri gördükten sonra Balıklıgöl kompleksini tanımaya başlıyoruz.Halil-ür Rahman ve Rızvaniye Camileri, Balıklı Göl, Ayn-el Zeliha Gölü, Hz. İbrahim Makamı göreceğimiz ve ziyaret edeceğimiz yerler arasında.Ardından Gümrük handa vereceğimiz serbest zamanlarda yöresel alışverişlerimizi gerçekleştirdikten sonra ipek yolu üzerindeki Mezopotamya kültüründe ay tanrıçası Sin inanışının bulunduğu ve kesişen yollar anlamına da gelen Harran ilçemize ulaşıyoruz.Burada Harran Şehrinin ortasında 22 metre yükseklikte var olan Harran höyüğü, Emevi halifesi Mervan tarafından yaptırılan kubbesi ahşap olma özelliğini taşıyan Camii el Firdevs(Cennet camii), avlusunda yer alan Anadolu’da kurulan İlk İslam Medresesi ( Harran Üniversitesi ),İç Kale, Tarihi Surlar ve Konik kubbeli evleri ziyaret ediyoruz. Harran’dan ayrılarak dünyanın ilk tapınağı olan günümüzden 12 bin yıl önce inşa edilmiş Göbeklitepe'ye gidiyoruz.Stilize edilmiş insan tasvirlerinin bulunduğu T biçimindeki sütunları,hayvan tasvirlerinin kayaların üstüne işlendiği alanları incelerken belkide şimdiye kadar bildiğimiz tüm tarihi gözden geçirmemiz gerekecek.Göbeklitepe ören yerini tanıdıktan sonra otelimize ulaşıyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.Yemek sonrası Urfa kültürünün bir parçası olan Sıra Gecesi…

2.GÜN : Halfeti-Gaziantep-Bey mahallesi-Zeugma müzesi-Tahmis kahvesi

Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltının ardından Fırat nehri üzerinde kuzeyden güneye 4. baraj olan Birecik Barajı ile bir kısmı sular altında kalan Halfeti’ye doğru yola çıkıyoruz. Bizi bekleyen özel teknemizle Birecik baraj gölü üzerinde birbirinden güzel manzaraların eşliğinde yaklaşık bir saat sürecek tekne turumuza başlıyoruz . Tekne turumuz esnasında ilk dikkatimizi çeken Fırat nehri ile Merziman Çayı’nın birleştiği noktada kurulan heybetli Rumkale oluyor. Kalenin ardından bir zamanlar yaşam alanı olarak kullanılmış mağara evleri ve önemli bir kısmı sular altında kalmış olan Savaşan köyünü, sular altında kalan caminin suların üzerinde kalan tek kısmı olan minaresini görüp fotoğrafladıktan sonra tekrar otobüsümüzle buluşup Helenistik dönemde “Toroslardaki Antakya” anlamına gelen ‘Antiochia Ad Taurum’ adı verilen, Arap kaynaklarda Ayıntap olarak geçen, güneydoğu anadolu bölgesinin sosyo-ekonomik açıdan en gelişmiş ili Gaziantep’e ulaşıyoruz. Şehirdeki ilk durağımız Büyük İskender tarafından geçit yeri anlamında isimlendirilen ZEUGMA’dan çıkartılan mozaiklerin sergilendiği Mozaik müzesi oluyor. Dünyaca ünlü ‘Çingene Kızı’ mozaiğinin yanı sıra konusunu Yunan mitolojisinden alan mozaikleri rehberimizin anlatımları eşliğinde gördükten sonra şehir merkezine gidiyoruz. Şehir merkezinde yürüyerek yapacağımız gezimizde öncelikle Bey Mahallesi’ne gidiyoruz. Dar sokakları ve birbirinden güzel sivil mimari yapılarından oluşan yerleşimde 1933 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün Gaziantep’i ziyareti anısına geleneksel bir Antep evinde ziyarete açılan Atatürk Anı Müzesini geziyoruz. Ardından kültür yolu olarak düzenlenen rotada yapacağımız yürüyüşümüzde yapılış tarihi tam olarak bilinmeyen Gaziantep Kalesi,Osmanlı İmparatorluğu döneminden günümüze ulaşan Hanları gördükten sonra Tahmis kahvesine ulaşıyoruz.İlk kez 1638 yılında yapılan, 1901 yılındaki yangından sonra yenilenerek günümüze gelen Tahmis Kahvesi’nde vereceğim mola ardından artık çarşılarda satılan birbirinden güzel Yemeniler, meşhur Elmacı pazarından yöreye özgü baharatlardan ve yörede Bandırma olarak bilinen cevizli sucuklardan, Bakırcılar çarşısında satılan birbirinden güzel bakır eserlerden almak için vereceğimiz serbest zaman ardından Gaziantep'te bulunan otelimize ulaşıyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

3.GÜN : Antakya-Mozaik Müzesi-Harbiye

Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltının ardından Doğunun Kraliçesi olarak adlandırılan Antakya'ya ulaşıyoruz. 3 ilahi dinin birleştiği bir kent mozaiği olan Antakya’yı sizlerle tanımaya başlıyoruz. İlk durağımız şelaleleriyle ünlü Harbiye. Hemen her dönemde görkemli villalarıyla adından söz ettiren Harbiye’de öğle yemeği (ekstra) ,gezi ve ipek alışverişimizin ardından eski Antakya merkezine gidiyoruz. Farklı din ve mezheplere ait ibadethanelerin yan yana yaşadığı bu güzel şehirdeki ilk durağımız kentin yamacına kurulduğu dağa da adını veren ve bugünkü sınırlarımız içinde inşa edilen ilk cami olarak Habib Neccar Cami oluyor. 7. yüzyılda buradaki bir tapınağın kalıntıları üzerine yapılan cami depremler nedeniyle farklı yıllarda onarılmış ve eklemeler yapılmıştır. Hristiyan ve İslam kaynaklarına göre Habib Neccar’ın hikayesini rehberimizden dinledikten sonra Ankakya’da yaşayan Arapların Suk-ul Tavil dedikleri Uzun Çarşı’da vereceğimiz serbest zamanda dileyen misafirlerimiz alışveriş yapabilir veya çay bardağında ve köpüksüz yapılan süvari kahvesinin tadına bakabilirler. Buradaki gezimizin ardından otobüsümüzle Hac Dağı’nın eteklerindeki Aziz Pierre Kilisesi’ne gidiyoruz. Hristiyanlık inancının ilk yayıldığı dönemde Aziz Petrus’un ilk kez vaaz verdiği ve cemaatin ilk kez Hristiyan isminin kullandığı bu mağara kilise Hristiyanlık tarihindeki önemi nedeniyle 1963 yılında Papa tarafından Kudüs’ten sonra Hristiyanlar için ikinci hac merkezi olarak ilan edilmiştir. Kiliseyi rehberimizin anlatımları eşliğinde gezdikten sonra Mozaik koleksiyonu bakımından oldukça zengin olan Antakya Mozaik Müzesine gidiyoruz. Çoğunluğunu Daphne kentindeki villaların tabanlarındaki mozaiklerin oluşturduğu müzede mozaiklerin yanı sıra Amik Ovası’ndaki höyüklerden elde edilen eserleri rehberimizden aldığımız bilgiler eşliğinde gördükten sonra Hatay havalimanına varıyoruz. Pegasus 18.35 İstanbul uçağı ile Sabiha Gökçen havalimanına hareket ediyor , servis araçlarımıza binerek sizleri aldığımız noktalara bırakıyoruz.

Yurtiçi Tetkik Gezileri İçin Bize Ulaşın

E-Posta : bilgi@vizyonder.org.tr
Telefon : +90 242 338 2016 - Faks  : +90 850 811 2016
Gsm : +90 545 335 2016 - Gsm2: +90 545 337 2016
Whatsapp  : Whatsapp Görüşmesi Başlat

 

Sayıştay Denetimine Hazırlık Kitabı Çıktı

Sayıştay Denetimine Hazırlık Kitabı Çıktı

Anketimize Katılın İndirim Kazanın
Eğitim Seminerlerimize Kayıt Olun!

 

İletişime Geçin

Tüm sorularınız için lütfen formu doldurun.
İsim Soyisim
Kurum
Birim/Görev
E-Posta
GSM
Mesajınız
Vizyonder tarafından yapılacak etkinliklerden (mail/sms/fax) ile haberdar olmak istiyorum
Güvenlik Kodu
CAPTCHA code
Bu Sayfayı Paylaş