Kapat

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı

Vizyonder Logo
Vizyonder Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri - Tel:0242 338 2016

Mevzuat Bilgi Bankası

Kategori: Makale

Devlet Memurlarının Siyasi Partilere Üyelik Yasakları ve Seçim Sonrasında Görevlerine Dönüşleri

Özet

1982 Anayasası'nın 67. maddesi, kamu hizmeti yapan memurlara mahalli idare üyesi veya milletvekili olarak seçilme hakkı tanımaktadır. Ancak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Tarafsızlık ve Devlete Bağlılık" başlıklı 7. maddesi, devlet memurlarının siyasi parti üyeliği yapmasını yasaklamaktadır. Bu nedenle, devlet memurları memuriyet süresince herhangi bir siyasi partiye üye olamazlar, ancak Anayasa tarafından tanınan seçilme hakkını devlet memurluğundan ayrılarak kullanabilirler. Bu ayrılma koşulu, istifa yoluyla gerçekleştirilir. İstifa sonrasında aday olamama veya aday olduğu halde seçilememe durumunda, göreve dönmeleri de mümkündür.
Devlet memurları için siyasi parti üyeliği yasağı getiren 657 sayılı Kanun ile, aday olamama veya seçilememe durumunda göreve dönme imkanı tanıyan mevzuat arasında bir çelişki gibi görünse de, "seçilme hakkı"nın kullanılması açısından Anayasa'ya uygun bir uygulamadır.
Bu yazıda, istifa yoluyla görevinden ayrılan kamu görevlilerinin seçimlerde aday olamama ve aday olduğu halde seçilememe durumunda göreve dönebilme konusu ele alınmıştır.

Giriş

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun “Tarafsızlık ve Devlete Bağlılık” başlıklı 7. maddesi, devlet memurlarının siyasi parti üyeliğini yasaklamaktadır. Bu hükme göre, devlet memurları görevlerini tarafsız bir şekilde yerine getirmeli, siyasi düşünce, dil, ırk, cinsiyet, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırımlar yapmamalıdır. Ayrıca, memurlar siyasi ve ideolojik amaçlı beyanlarda ve eylemlerde bulunmamalı, bu tür faaliyetlere katılmamalıdır. Devlet memurları, her zaman devletin menfaatlerini korumak zorundadır ve Türkiye Cumhuriyeti'nin güvenliğini tehlikeye düşüren faaliyetlerde bulunamazlar. Benzer şekilde, aynı nitelikteki gruplara veya derneklere katılamazlar ve bu tür faaliyetlere yardım edemezler.
Öte yandan, 1982 Anayasası'nın 67. maddesi, kamu görevlilerine mahalli idare üyesi veya milletvekili olarak seçilme hakkı tanımaktadır. Ancak, devlet memurları bu seçilme hakkını kullanabilmek için öncelikle memuriyet görevinden ayrılmalıdır. Bu ayrılma süreci ise "istifa" yöntemiyle gerçekleştirilir.
Seçme ve seçilme hakkıyla ilgili olarak, milletvekili ve mahalli idareler seçimleriyle ilgili tüm süreçler, Anayasa başta olmak üzere 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu ve 2972 sayılı Mahalli İdareler İle Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun tarafından düzenlenmektedir.

Seçime Katılmak İçin İstifa Eden Memurun Durumu

Seçimlere aday olabilmek için istifa eden memurlar, istifa eden diğer memurlarla aynı durumda olup, memuriyete ilişkin haklardan yararlanma konusunda farklı bir muameleye tabi tutulmazlar. Bu şekilde görevlerinden ayrılan memurlar, görevden ayrı kaldıkları süre boyunca memuriyetle ilgili özlük haklarından yararlanamazlar ve bu süreler emeklilik açısından da değerlendirilmez.

Benzer şekilde, aday olamama veya seçimi kazanamama durumunda görevlerine geri dönen memurlar, görevden ayrı kaldıkları süre için mali ve sosyal haklar kapsamında herhangi bir ödeme alamazlar ve sosyal güvenlik kesintileri kurumları tarafından ödenmez.

Bu durum, seçim hakkını kullanmak için istifa eden memurların, memuriyet görevine geri dönme durumunda görevden ayrı kaldıkları süre boyunca mali ve sosyal haklardan yoksun kalacaklarını göstermektedir.

Seçime Katılmayan Ya Da Seçimi Kaybedenlerin Göreve Dönüşü

Seçimlere katılmak için görevinden ayrılan ya da seçimi kaybeden kamu görevlilerinin durumunu ele alalım. Yasa koyucu, bu konuda kamu görevlilerinin siyasi tercihlerine bakmaksızın göreve dönüşlerinde bir sakınca görmez. 298 sayılı Kanunun ek 7. maddesi, "Yüksek mahkeme üyeleri, hâkimler, savcılar ve bu meslekten sayılanlar ile subay ve astsubaylar hariç olmak üzere; milletvekili ve mahalli idareler genel ve ara seçimlerinde aday ve aday adayı olan Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri, adaylığı veya seçimi kaybetmeleri halinde, Yüksek Seçim Kurulunca seçim sonuçlarının ilanını takip eden bir ay içinde müracaat etmeleri kaydıyla eski görevlerine veya kazanılmış hak aylık derecelerindeki başka bir göreve dönebilirler" hükmünü içermektedir.

Bu hükme göre, yüksek mahkeme üyeleri, hâkimler, savcılar ve bu meslekten sayılanlar ile subay ve astsubaylar hariç, seçimlerde aday olabilmek için görevinden ayrılan kamu görevlileri, adaylık veya seçim sonuçlarına bağlı olarak tekrar görevlerine dönebilirler ve bu konuda kamu idarelerinin takdir yetkisi bulunmamaktadır.

Aynı şekilde, idari yargı mercilerince verilen kararlarda da, seçimlere katılmak için istifa eden ancak aday listelerinde yer alamayanların, başvuruda bulunmaları ve seçime katılmak için ayrıldıkları kadronun boş olması durumunda, Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı tarafından kesin seçim sonuçlarının açıklanmasından önce eski görevlerine dönebilecekleri hükme bağlanmıştır. Yüksek Seçim Kurulu da, adaylığı veya seçimi kaybeden memurların göreve döndürülmesi konusunda Danıştay kararları doğrultusunda işlem yapılmasının uygun olduğunu belirtmiştir.

Buna göre, aday adayı veya aday olamamış istifa etmiş kamu görevlileri, kesin aday listelerinin ilanından itibaren bir ay içinde kurumlarına başvurduklarında, Yüksek Seçim Kurulu tarafından kesin seçim sonuçları açıklanmadan da atamaları gerçekleştirilebilir.

298 sayılı Kanunun ek 7. maddesi uyarınca, seçimler nedeniyle görevinden ayrılan kamu görevlilerinin, göreve dönmek için kurumlarına başvuru süresinin Yüksek Seçim Kurulu tarafından seçim sonuçlarının ilanını takip eden bir aylık süreyi aşmayacağı değerlendirilmektedir.

Adaylığı veya seçimi kaybeden kamu görevlilerinin başvuru süresi, kesin seçim sonuçlarının Yüksek Seçim Kurulu tarafından ilan edildiği tarihten itibaren başlar. Bu süre, adaylığı kaybeden kamu görevlileri için kesin aday listelerinin ilanından itibaren bir aydır. Ancak, Danıştay'ın kararlarına göre, seçim sonuçlarının Yüksek Seçim Kurulu tarafından ilan edildiği tarihten itibaren bir ay içinde göreve dönmek için idareye başvurmayan adaylığı kaybeden kamu görevlileri, göreve dönemezler. Başvuru süresi içerisinde kuruma müracaat etmeyenler, görevlerine geri dönme hakkını kaybederler. Bu nedenle, seçim sonuçlarının ilan edildiği tarihten itibaren bir ay içinde başvuruda bulunmak önemlidir.

Eşdeğer Göreve Atama: Kadro Dolu İse Alternatif Seçenekler

Kendisine verilen görevi tamamlayan kamu görevlisi, bir sonraki göreve atanacaktır. Ancak, eğer seçimler nedeniyle istifa ettiyse ve aday olamadı ya da seçilemediyse, aynı göreve geri dönme hakkı vardır. Bununla birlikte, istifa sonucunda görevinden ayrılan kamu görevlisinin hukuki bağı göreviyle sona erer ve bu durumda boşalan kadroya başka bir kişi atanabilir. Kurum, bu durumda kişiyi eşdeğer bir göreve atayabilir. Örneğin, Danıştay bir kararında, seçimlere katılmak için istifa eden kamu görevlilerinin, adaylıklarını kaybetmeleri halinde başvuruları süresinde yapılmışsa, önceki görevlerine geri dönmeleri gerektiğini belirtmiştir. Ancak, başvuru tarihinde görev doluysa, kazanılmış hak aylık derecelerine sahip başka bir göreve atanmalıdır. Başka bir deyişle, seçimleri veya adaylıkları kaybeden kamu görevlileri, başvurularını süresinde yapmaları halinde, öncelikle ayrıldıkları göreve atanır. Eğer ayrıldıkları görev doluysa, uygun bir (eşdeğer) göreve atanacaklardır. Kamu görevlisinin başvuru tarihindeki görevi boşsa, idare onu bu göreve atama yetkisine sahiptir.

Danıştay, örneğin, milletvekili seçimlerine katılmak için istifa eden Başbakanlık Müsteşarının, seçilememesi üzerine başvurduğu tarihte önceki görevinin dolu olması nedeniyle Başbakanlık Başmüşavirliğine atanmasını hukuka uygun bulmuştur.

Diğer bir kararda ise, seçimleri kaybeden kamu görevlisinin, idareye başvurmasına rağmen boş merkez valisi kadrosu olduğu halde müşavir kadrosuna atanamayacağına karar verilmiştir. Seçimleri veya adaylıkları kaybeden kamu görevlisi, eşdeğer bir göreve atanabilmesi için önceki görev yerinin asaleten dolu olması gerekmektedir. Eğer önceki görev yeri idare tarafından vekâleten doldurulmuşsa, seçimleri veya adaylıkları kaybeden kamu görevlisi, eşdeğer bir göreve değil, önceki görevine atanmalıdır.

Sonuç

Seçme ve seçilme hakkıyla ilgili olarak, milletvekili ve mahalli idareler seçimleriyle ilgili tüm iş ve işlemler, Anayasa başta olmak üzere 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu ve 2972 sayılı Mahalli İdareler İle Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun gibi yasalarla düzenlenmiştir.

Adaylık için istifa sürecinde veya aday olamama ve seçilememe durumunda yaşanan sorunlar, Danıştay ve Yüksek Seçim Kurulu kararlarıyla belirlenen yönergelerle çözülmektedir. Bu kararlar, uygulamada hayati bir öneme sahip olup, göreve dönüş sürecinde yol gösterici niteliktedir.

Seçimlere katılan kamu görevlileri, Anayasa hükümlerine uygun olarak görevlerinden çekilmeli yani istifa etmelidirler. Görevden çekilme işlemleri, Milletvekili Seçimi Kanunu'nda düzenlenmiştir. Görevden çekildikten sonra, kamu görevlisinin göreviyle olan hukuki ilişkisi sona erer ve kadrosu boşalır. Kamu hizmetinin sürekliliği ilkesine göre, bu kadro üzerinde idare tasarruf yetkisi kullanılabilir.

298 sayılı Kanun, milletvekili ve mahalli idareler seçimlerini kaybeden kamu görevlilerinin, seçim sonuçlarının ilanını takip eden 1 ay içinde başvuruda bulunmaları halinde önceki görevlerine veya eşdeğer bir göreve geri dönebileceklerini düzenlemektedir.

Görevden çekilme dilekçesi verilen idare, seçime katılan kamu görevlisi hakkında atama işlemi yapmak zorundadır. Ancak kanunda atama işleminin ne kadar sürede gerçekleştirilmesi gerektiği belirtilmemiştir. Danıştay, makul bir sürenin geçmesi gerektiğini belirtmiştir. Seçimi veya adaylığı kaybeden kamu görevlileri, süresinde başvurduklarında öncelikle ayrıldıkları göreve atanmalıdır. Eğer ayrıldıkları görev dolu ise, durumlarına uygun (eşdeğer) bir göreve atanmalıdır. Yani, istifa yoluyla adaylık sürecini başlatan kamu görevlisi aday olamama veya seçilememe durumunda görevine iade edilmeli ve hak kaybına uğramamalıdır.

Aday olarak siyasi eğilimlerini belli eden kamu görevlilerinin seçilmeme durumunda görevlerine dönebilmeleri, devlet memurlarının tarafsızlık ilkesiyle ilgili olarak paradoksal bir durum gibi görülebilir. Ancak her vatandaşın Anayasa tarafından güvence altına alınan "seçilme hakkı" ve bu hakkın kullanılması bakımından bir gereklilik olarak değerlendirilmelidir.

Eklenme Tarihi: 06-02-2024

Makale

Kamu İhalelerinde Danışmanlık Merkezi Yayında!

Kamu İhale Danışmanlık Merkezi

Stratejik Yönetim ve Stratejik Plan Hazırlama Eğitim ve Danışmanlığı

Vizyonder - Stratejik Yönetim ve Stratejik Plan Hazırlama Eğitim ve Danışmanlığı

Vizyonder Psikoloji Akademi Eğitimleri ve Danışmanlık Hizmetleri Başladı!

Vizyonder Psikoloji Akademi

Belediyelerde Gelir Artırıcı Çalışmalar

Belediyelerde Gelir Artırıcı Çalışmalar Danışmanlığı

Evsel Katı Atık Tarife Raporu Hazırlama Danışmanlığı

Evsel Katı Atık Tarife Raporu Hazırlama Danışmanlığı

Elektronik İhale Eğitimi

Elektronik İhale Eğitim Semineri - e-ihale eğitimi - vizyonder

Eğitim Seminerlerimize Kayıt Olun!

Vizyonder Eğitim Seminerlerine Kayıt Olun!

Vizyonder Doğru Tercih

Doğru Tercihin Adresi Vizyonder

Bu Sayfayı Paylaş
Hoşgeldiniz. Yardıma ihtiyacınız olursa buraya tıklayarak Whatsapp üzerinden bilgi alabilirsiniz.