Danıştay 13. Daire Kararları Çerçevesinde
T: 06.12.2021 – E: 2020/3340 – K: 2021/4160
Giriş
Özel sektöre taahhütle gerçekleştirilen yapım işlerinde iş deneyim belgelerinin değerlendirilmesi, kamu kurumları tarafından düzenlenen işlere göre farklılık gösterebilir. Bu belgelerde noter onaylı sözleşme aranması yaygın bir uygulama olsa da, tek başına noter onayı olmaması başvurunun reddi için yeterli midir? Danıştay 13. Daire’nin 06.12.2021 tarihli kararı, noter onayı olmayan sözleşmelerin iş deneyim belgesi düzenlenmesine engel olmayacağını, yeterli diğer belgelerle işin ispatının yapılmasının mümkün olduğunu açıkça ortaya koymuştur.
Kararın Bağlamı ve Olayın Özeti
Uyuşmazlıkta, bir özel sektör yapım işi için sunulan iş deneyim belgesi talebi noter onaylı sözleşme ibraz edilmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Ancak başvuru sahibi, işin fiilen yerine getirildiğine dair çeşitli resmi belgeler (yapı ruhsatı, fatura, sigorta bildirimleri, meslek mensubu onaylı belgeler) sunduğunu belirtmiş ve bu gerekçeyle talebin hukuka aykırı olarak reddedildiğini ileri sürmüştür.
Danıştay’ın Değerlendirmesi
Danıştay 13. Daire kararında aşağıdaki değerlendirmelere yer verilmiştir:
Kararın Uygulamadaki Etkileri
Bu karar, uygulamada özel sektör iş deneyim belgesi başvurularında esneklik sağlayan ve belge güvenliğini koruyarak kırtasiyeciliği azaltan önemli bir içtihattır:
Bu yaklaşım, özel sektör kaynaklı iş deneyimi sunumunda hem ispat kolaylığı hem de hakkaniyet ilkesi açısından önemlidir.
Sonuç
Danıştay 13. Daire’nin 06.12.2021 tarihli bu kararı, özel sektöre yönelik yapım işlerinde iş deneyim belgesi talebinin yalnızca noter onaylı sözleşmeyle sınırlı olmadığını ortaya koymaktadır. Belgelerde aranan güvenilirlik; yapı ruhsatı, SGK bildirimi ve mali müşavir onayları gibi destekleyici evraklarla sağlanabiliyorsa, noter onayının yokluğu başvurunun doğrudan reddini gerektirmez. Bu karar, belge güvenliği ile ispat hakkı arasında dengeli bir uygulamaya işaret etmektedir.