Danıştay 13. Daire Kararları Çerçevesinde
T: 02.04.2018 – E: 2018/516 – K: 2018/1234
Kamu ihalelerinde rekabetin sağlanıp sağlanmadığına ilişkin değerlendirmelerde genellikle teklif sayısına bakılmakta, özellikle tek geçerli teklifin kaldığı ihalelerde rekabetin oluşmadığı yönünde yorumlar yapılmaktadır. Ancak bu yaklaşımın uygulamada eksik ve yanıltıcı sonuçlara yol açabileceği Danıştay 13. Daire’nin 02.04.2018 tarihli kararı ile açık bir biçimde ortaya konmuştur. Kararda, rekabetin varlığına yalnızca teklif sayısına bakılarak karar verilemeyeceği, esas olanın ihtiyaçların uygun koşullarda karşılanması olduğu vurgulanmaktadır.
Somut olayda, bir ihalede yalnızca bir geçerli teklif kalmış; bu durum üzerine ihale komisyonu rekabetin sağlanmadığı gerekçesiyle ihaleyi iptal etmiştir. Ancak başvuruda bulunan taraf, geçerli teklifin hem yaklaşık maliyetin altında kaldığını hem de teknik ve idari şartlara uygun olduğunu belirtmiştir.
Uyuşmazlık, tek geçerli teklifin kalması durumunun rekabetin sağlanmadığı anlamına gelip gelmeyeceği noktasında şekillenmiştir.
Danıştay 13. Daire, bu konuda şu esaslı değerlendirmelere yer vermiştir:
Teklif sayısı rekabetin mutlak göstergesi değildir:
İhalede tek geçerli teklif kalmış olsa da, bu durumun doğrudan rekabetin oluşmadığı şeklinde değerlendirilmesi doğru değildir. Esas olan, sunulan teklifin uygun koşullarda, ihtiyacı karşılayacak nitelikte olup olmadığıdır.
İdare ihtiyaçları zamanında ve uygun şartlarla karşılamakla sorumludur:
Kamu yararı gereği, sadece sayı değil; kalite, uygunluk ve maliyet etkinliği de dikkate alınmalıdır. Geçerli bir teklifin varlığı, ihalenin iptali için yeterli gerekçe teşkil etmeyebilir.
Rekabet değerlendirmesi teknik ve ekonomik nitelikte olmalıdır:
Sadece teklif sayısına dayalı değerlendirme, ihale hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmaz. Yaklaşık maliyetin altında ve şartnameye uygun bir teklif, rekabetin sağlanmadığı gerekçesiyle göz ardı edilemez.
Bu karar, özellikle ihale komisyonlarının değerlendirme sürecine doğrudan etki edecek niteliktedir:
İdareler, yalnızca teklif sayısına odaklanarak ihale iptali yoluna gitmemelidir.
Geçerli ve uygun teklif sunulmuşsa, rekabet oluşmuştur varsayımı değerlendirilebilir.
Yaklaşık maliyetin altında kalan teklifler daha dikkatli incelenmelidir.
Ayrıca, karar ihale sürecinde hem kamu kaynaklarının etkin kullanımı hem de ihaleye katılımın teşvik edilmesi açısından yol gösterici niteliktedir.
Danıştay 13. Daire’nin 02.04.2018 tarihli bu kararı, ihale süreçlerinde şekilsel yorumlardan ziyade esasın dikkate alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Tek geçerli teklifin kalması, ihale açısından otomatik olarak rekabetin sağlanmadığı anlamına gelmez. Önemli olan, bu teklifin kamu yararına, teknik yeterliliğe ve mali uygunluğa sahip olup olmadığıdır