
Danıştay 13. Daire Kararları Çerçevesinde
T: 26.10.2021 – E: 2021/4047 – K: 2021/3535
Giriş
Kamu ihale süreçlerinde şikayet ve itirazen şikayet başvuruları, idari denetim mekanizmalarının temel taşlarını oluşturur. Ancak bu başvurular devam ederken ihalenin idare tarafından iptal edilmesi halinde hukuki süreçlerin nasıl işleyeceği ve Kurum nezdinde yeni bir başvuru gerekip gerekmediği uygulamada sıkça tartışma konusu olmaktadır. Danıştay 13. Daire’nin 26.10.2021 tarihli kararı, şikayet sürecinin devam ettiği bir aşamada gerçekleşen re’sen iptallerin de Kurum’a yeniden itirazen şikayet başvurusu yapılmasını gerektirdiğini açıkça ortaya koymuştur.
Kararın Bağlamı ve Olayın Özeti
İlgili olayda, bir istekli tarafından ihalenin belirli bir işlemine karşı önce şikayet, ardından itirazen şikayet başvurusunda bulunulmuş; ancak bu başvuru devam ederken idare, ihaleyi re’sen iptal etmiştir. Başvuru sahibi ise iptal kararını Kurum’a taşıma ihtiyacı duymadan doğrudan dava açmıştır.
Uyuşmazlık, söz konusu iptal kararının Kurum’a itirazen şikayet başvurusu yapılmaksızın doğrudan yargıya taşınıp taşınamayacağı yönünde şekillenmiş; idari başvuru yollarının tüketilip tüketilmediği tartışmaya açılmıştır.
Danıştay’ın Değerlendirmesi
Danıştay 13. Daire, söz konusu uyuşmazlığı değerlendirirken şu esaslara dikkat çekmiştir:
Kararın Uygulamadaki Etkileri
Bu karar, ihaleye katılan istekliler ve uygulayıcı idareler açısından şu sonuçları doğurur:
Sonuç
Danıştay 13. Daire’nin 26.10.2021 tarihli bu kararı, kamu ihalelerinde başvuru yollarının sadece başlangıçtaki işleme değil, süreç içerisinde gelişen tüm idari kararlara da ayrı ayrı işletilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu içtihat, ihalenin herhangi bir aşamasında ortaya çıkan yeni bir işlemin (örneğin iptal kararı) de idari başvuru yoluyla denetlenmesi gerektiğini ortaya koymakta ve başvuru mekanizmasının sürekliliğini teyit etmektedir.