Danıştay 13. Daire Kararları Çerçevesinde
T: 08.09.2020 – E: 2020/2534 – K: 2020/1975
Kamu İhale Kurumu tarafından alınan kararlar idari işlem niteliğinde olup, her idari işlem gibi hukuka uygunluk karinesiyle korunur. Ancak bu karine, Kurum kararlarının mutlak doğru olduğunu göstermez; yargı mercilerince yapılacak denetimle bu kararların hukukiliği sorgulanabilir. Danıştay 13. Daire’nin 08.09.2020 tarihli kararı, itirazen şikayet başvurularında ileri sürülen iddiaların gerekçesiz biçimde reddedilmesinin hukuka aykırı olacağını ortaya koymaktadır.
Somut olayda, bir başvuru sahibi tarafından ileri sürülen çeşitli iddialar Kurul tarafından yalnızca “önceki karar hukuka uygundur” gerekçesiyle incelemeye değer bulunmamış ve reddedilmiştir. Kurul, kendi vermiş olduğu ve henüz yargı denetiminden geçmemiş bir karara dayanarak, yeni başvuru kapsamında sunulan iddiaları değerlendirmeye gerek görmemiştir.
Uyuşmazlık, bu gerekçesiz ret kararının hukuka uygun olup olmadığı noktasında şekillenmiş; Kurul’un önceki kararlarını esas alarak yeni başvuruları gerekçesiz biçimde reddedip edemeyeceği yargı mercilerince değerlendirilmiştir.
Danıştay 13. Daire, bu tür uygulamaların hukuka aykırılık oluşturduğunu belirterek şu tespitlerde bulunmuştur:
Kurul kararları hukuka uygunluk karinesinden yararlanır, ancak mutlak bağlayıcılığı yoktur:
Bu kararlar yargısal denetime tabidir ve bu denetim sonucunda hukuka aykırılık tespit edilmesi mümkündür.
Yeni başvuruların, önceki karar gerekçesine dayalı olarak toptan reddi hukuka aykırıdır:
Kurul, her bir başvuruyu kendi iddiaları üzerinden ve başvuruya özgü şekilde değerlendirmelidir. Önceki kararlar bir bağlayıcılık oluşturmaz.
Başvuru konusu iddiaların ayrı ayrı incelenmesi gerekir:
Yeterli gerekçe sunulmadan reddedilen her başvuru, hak arama özgürlüğünü ve adil işlem ilkesini zedeler.
Bu karar, hem Kurum’un karar gerekçelendirme yükümlülüğünü hem de başvuru değerlendirme pratiğini doğrudan etkileyen niteliktedir:
İtirazen şikayet başvuruları daha titizlikle incelenmek zorundadır. Önceki kararın varlığı tek başına yeni başvurunun reddi için yeterli görülemez.
Kurum kararlarına karşı yargı yolu etkili biçimde açık tutulmuştur. Henüz yargısal denetimden geçmemiş bir karar esas alınarak başvuru reddedilemez.
Başvuru hakkı güçlendirilmiştir. Başvurucuların her yeni iddiası, somut olayın koşulları içinde bağımsız şekilde ele alınmalıdır.
Danıştay 13. Daire’nin 08.09.2020 tarihli bu kararı, Kurum kararlarına yönelik hukukilik denetiminin yalnızca geçmişe değil, her yeni iddiaya göre yeniden yapılması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Hukuka uygunluk karinesi, idari kararları mutlaklaştırmaz; aksine, her somut başvurunun bağımsız değerlendirilmesi yükümlülüğünü daha da pekiştirir. Bu karar, hem Kurum uygulamaları hem de başvurucuların hak arama süreci açısından kritik bir dönüm noktası niteliğindedir.